BU SAYFADA KİMSENİN ALACAĞI YOKTUR
Bir süre Datça’dan uzaktaydım.
Yokluğumuzda dedikodu gazetesi bayağı çalışmış.
Hakkımızda konuşulmadık şey kalmamış.
Sorun değil.
Bu yazı, kulaktan kulağa yayılan her şeye tek kalemde cevaptır.
Bazı özgürlükler bağırarak değil, vazgeçerek kazanılır.
Datça’nın Sesi o özgürlüklerden birini, baştan vazgeçerek elde etti.
Biz reklam almıyoruz.
Özellikle kamu kurumlarından para almıyoruz.
İş istemiyoruz.
İhale kovalamıyoruz.
Bir yakınımız belediyeye girsin diye kapı aşındırmıyoruz.
Çünkü, para aldığın yerin sesini kısarsın.
İş beklediğin yere soru soramazsın.
İhale peşinde koşan, dosya peşine düşemez.
Torpil isteyen, adaleti yazamaz.
Bağımsızlık bir süs değildir.
Duvara asılan bir etiket, sayfanın köşesine kondurulan bir slogan hiç değildir.
Bağımsızlık, cebini boş tutma cesaretidir.
Bizim özgürlüğümüz biraz buradan geliyor.
Telefonun çalmamasından.
“Bu haberi bir daha düşünseniz” diyen olmamasından.
“Bunu böyle yazmasak mı” telkinlerinin kapımıza uğramamasından.
Datça küçük bir yer.
Herkes birbirini tanır.
İlişkiler iç içedir.
İşte tam da bu yüzden bağımsızlık burada daha kıymetlidir, daha zordur.
Biz kimsenin dostu olmak için yazmıyoruz.
Kimsenin düşmanı olmak için de.
Biz kamunun tarafındayız.
Halkın parasının, doğanın, kentin, sokağın tarafındayız.
Reklam almamak bir erdem değildir ama özgürlüğün bedelini peşin ödemektir.
Bu yüzden rahatız.
Bu yüzden sesimiz titremiyor.
Bu yüzden yanlış gördüğümüzde yazabiliyoruz.
Datça’nın Sesi’ nin gücü buradan geliyor:
Kimseden bir şey istememekten.
📢
www.datcaninsesi.com
haber@datcaninsesi.com

