BİR ÖMRÜN KENDİSİ

Akbelen’de yaşlı bir İkizköylü kadın, bugün bilirkişiyi beklerken dizlerinin üstünde toprağına dokunuyor.
Parmaklarının arasından akan sadece toprak değil; yılların emeği, sabrın birikimi, bir hayatın sessiz tanıklığı…
Dosyalarda “parsel” diye geçen bu toprak, onun için alın teriyle yoğrulmuş ekmek, çocuklarının büyüdüğü hatıralar, her mevsim yeniden kurulan bir yaşam demek.
Her avuçta bir yıl, her izde bir hikâye saklı.
Şimdi o toprağın kaderi birkaç imzaya bırakılmak isteniyor.
Oysa bu toprak, sadece üzerinde yürünülen bir zemin değil; insanın kökü, hafızası, geçmişi ve geleceği.
Kâğıt karar verir belki ama toprak unutmaz.
Ve insan, en çok da toprağı kadar vardır.
Bir imza ile alınmak istenen şey sadece bir arazi değil…
Bir ömrün kendisi.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir