YETERİ KADAR AĞAÇ SÖKTÜNÜZ, YETMEDİ Mİ?

Datça’nın Sesi‘ne ulaşan bir çığlık var.
Yaşlı bir okur.
Belediyeye sesleniyor.
“Yirmi yıl önce diktiğim ağaçları lütfen sökmeyin. Onlar benim çocuğum.”
Burası İskele Mahallesi 330 sokak. Çevre yolundan Öz Beril Sitesine çıkan yol.
Datça’nın en güzel sokaklarından biri.
Mahalleli yıllar önce evlerinin duvarlarının yanına İtalyan servisi (Cupressus sempervirens) dikmiş.
Sulamışlar, büyütmüşler, gözleri gibi bakmışlar.
Bu ağaçlar sadece ağaç değil, mikroiklimdir.
Tozu keser, sıcağı yumuşatır, rüzgârı kırar, sesi emer. Kuşu çağırır, gölgeyi getirir, sokağa nefes olur.
Ve şimdi mahalleye bir kara haber düşmüş.
“Belediye gelecek, ağaçları sökecek.”

Belediye, asfaltlama çalışmaları öncesi kaldırımlara ve kamusal alanlara izinsiz dikilmiş ağaçları söküyor.
Tamam.
Kamusal alana izinsiz yapılan her müdahale hukuken sorunludur. Ağaç da olsa.
İyi de, bu ağaçlar asfalta engel değil.
Duvarların hemen dibindeler.
Yolu daraltmıyorlar, geçişi kesmiyorlar.
O halde soralım:
Bunları kesmek şart mı?
Hele hele kaldırımları işgal eden kaçak marketler, işletmeler varken.
Vatandaşın da onlar gibi “efe“lenmesi mi gerekiyor?
Asfalt geçicidir.
Yama ister, yenilenir, sökülür, yeniden serilir.
Ama ağaç öyle değildir.
Bir ağacı dikmek beş dakika sürer.
Ağaç olmak yirmi yıl alır.
Kök salmak, gölge vermek, kuşu çağırmak, sokağın nefesini düzenlemek zaman ister. İşte o zaman o ağaç, onu dikenin değil, herkesin olur. Sessizdir ama vazgeçilmezdir. Gerçek bir kamu malıdır.
Datça Belediyesi “hizmet” derken çoğu zaman en kolay yolu seçiyor.
Oysa kamu yararı, en hızlı çözüm değil, en az zarar veren çözümdür.
Bugün dünyanın her yerinde yollar ağaçlara göre projelendirilir.
Kök koruma alanları bırakılır.
Yol birkaç santim kaydırılır.
Geçirgen kaplama uygulanır.
Yani teknik olarak mümkün.
Yapılmıyorsa, bu bir zorunluluk değil, bir tercihtir.
Asfaltı merkeze koyan şehir anlayışı, insanı ve doğayı kenara iter. Sonra o sokakta yazın gölge bulunmaz, kışın rüzgâr diner, toz artar, sıcak yükselir. Ve herkes aynı soruyu sorar.
“Bu şehir neden yaşanmaz oldu?”
Bu ağaçlar, o sokakta yaşayan herkesin ortak varlığı.
Yetkililere sorulması gereken soru çok basit.
Bu ağaçlar gerçekten sökülmeden bu yol yapılamaz mı?
Eğer cevap teknik değilse, vicdani de değildir.
Datça’nın Sesi olarak hatırlatıyoruz.
Asfalt yenilenir. Ağaç geri gelmez.
Yeteri kadar ağaç söktünüz.
Yetmedi mi?

