YETER… BU KAÇINCI CİNAYET?

Çeşme Köy’de yalnız yaşayan bir kadın: Özden Özkan.
Hayatını iki köpeği ve bir kedisiyle paylaşan, kimseye zararı olmayan bir insan.
Dün, her gün yaptığı gibi canlarını gezdirirken bir silah sesi duyuldu.
Bir anlık bir ses…
Ardından yere yığılan bir beden.
Köpeklerden Pati, kanlar içinde kaldı. Acı içinde, yolun ortasında can verdi.
Biraz ileride, cinayetin susmayan tanığı vardı: pompalı tüfek fişeği.
O fişek bir köpeğe değil, yoldan geçen bir çocuğa da isabet edebilirdi.
Bir insana da.
Özden Hanım gözyaşları içinde jandarmaya başvurdu.
Soruşturma başlatıldı, evet.
Ama soralım artık: Bu kaçıncı?
Kaç köpek, kaç kedi, kaç can daha toprağa düşecek?
Bu katiller aramızda dolaşıyor.
Silah sıkıyor, öldürüyor ve kayboluyorlar.
Nasıl yakalanmıyorlar?
Ya da asıl soru şu: Neden yakalanmıyorlar?
Bu bir “hayvan olayı” değil.
Bu bir kamu güvenliği, vicdan ve hukuk meselesi.
Bu katliamlar artık son bulmalı.
Bu sessizlik kırılmalı.
Yeter.

