MUĞLA KOLOMBİYA MI?
Türkiye Yeşilay Cemiyeti Muğla İl Başkanlığı’nın basın açıklamasında dile getirilen şu cümle, yalnızca Muğla’yı değil, kamusal aklı da yaralıyor:
“Alkolde Türkiye birincisiyiz, kokainde Türkiye 6.’sıyız, kumarda Türkiye 4.’cüyüz.”
Bu cümle şok edici olabilir; ama gazetecilikte şok edici olmak yetmez. Doğru, ölçülebilir ve denetlenebilir olmak gerekir. Oysa burada rakamlar var, kaynak yok.
🔴Bu veriler nereden?
Açıklamada hangi kurumun, hangi yöntemle, hangi zaman aralığında, hangi nüfusa göre ölçüm yaptığı söylenmiyor.
Bir ilin “kokainde 6.” ilan edilebilmesi için adli istatistik, sağlık başvuruları, saha örneklemesi gibi somut dayanaklar gerekir.
Bunların hiçbiri yok.
🔴Gizlilik ilkesiyle çelişki
Yeşilay yetkilileri aynı açıklamada “başvurular gizlidir” diyor.
Peki o zaman şu soru kaçınılmaz:
Gizli tutulan başvurulardan il bazında “sıralama” nasıl çıkıyor?
Ya gizlilik gerçekten yok,
ya da kamuoyuna sunulan bu sıralamalar bilimsel değil, varsayımsal.
🔴Turizm gerçeği bilinçli biçimde yok sayılıyor
Muğla, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan bir dünya destinasyonu.
Alkol tüketimi artıyorsa bu, yerleşik nüfusun “bağımlılığı” değil, turizm hacminin doğal sonucudur.
Bu veriler kişi başına mı, yerleşik nüfusa mı, yoksa toplam satışa mı bakılarak üretildi?
Cevap yok.
🔴Muğla Kolombiya mı?
“Kokainde Türkiye 6.’sı” ifadesi, hiçbir bilimsel çerçeve sunulmadan söylendiğinde,
Muğla’yı uyuşturucu kartelleriyle anılan ülkelerle aynı cümleye sokar.
Bu, halk sağlığı savunuculuğu değil, itibar zedelemesidir
🔴Siyasi zemin, bilimsel boşluk
Basın toplantısına katılan AKP milletvekili Kadem Mete’nin çağrısı “gelin ücretsiz tedavi olun” olabilir;
ancak bilimsiz rakamlarla yapılan çağrı, tedaviye değil damgalamaya hizmet eder.
Açıklamayı yapan Türkiye Yeşilay Cemiyeti ve Muğla İl Başkanı Şenol Şengür,
kullandıkları her rakamın etik, hukuki ve bilimsel sorumluluğunu taşımak zorundadır.
🔴6) Dünya kenti iddiası ile çelişen bir dil
Muğla Büyükşehir, kenti bir dünya markası yapma iddiasındayken; bu tür kaynağı belirsiz, sıralamalı suçlamalar, o iddiayı içeriden sabote eder.
Bağımlılıkla mücadele ciddidir.
Ama ciddiyet, kanıtla konuşmayı gerektirir.
Rakam açıklıyorsanız, kaynağını da açıklarsınız.
Sıralama yapıyorsanız, yöntemini de söylersiniz.
Aksi halde bu, mücadele değil; algı yönetimidir.

