MUĞLA’DA REKLAM PANOSU SAVAŞI
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın danışmanı Levent Arkan tarafından yapılan sert, açıklama, Muğla’daki açıkhava reklam alanları tartışmasını yeni bir boyuta taşıdı. Özellikle Bodrum başta olmak üzere birçok ilçede yıllardır süren reklam panosu ve totem tartışmaları bu kez doğrudan “rant”, “kayıt dışı gelir” ve “belediye içindeki ilişkiler” iddialarıyla gündeme geldi.
Açıklamada, Muğla’daki bazı açıkhava reklam alanlarının küçük bir grubun kontrolünde olduğu öne sürülürken, belediye içinde bu yapıya muhalefetten destek veren “kullanışlı kişiler” bulunduğu iddia edildi. Söz konusu ifadeler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Danışman Arkan tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı.
“Muğla Büyükşehir Belediyesi Reklam Yönetmeliği’nin sizin gibilere yol verecek şekilde revize edilmesi için özenle beslediğiniz kullanışlı kişilerin gayreti ve ön ödemeli bazı gazetecilerin yaptığı haberler hiçbir işe yaramayacak.”
Açıklamada ayrıca, mevcut sistemde bazı reklam alanları için belediyeye düşük harçlar ödendiği, buna karşılık bu alanlardan çok yüksek gelirler elde edildiği öne sürüldü. Yeni dönemde ise açıkhava reklam mecralarının doğrudan Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından kiralanacağı belirtildi.
Levent Arkan, yol kenarlarına imar mevzuatına aykırı şekilde beton temelli reklam panoları dikildiğini savunurken, bina cephelerinin dev reklam alanlarına dönüştürülmesinin de kent estetiğini bozduğunu ifade etti.
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise belediye içindeki bazı kişilere yönelik ima oldu. Bu ifadeler sonrası kamuoyunda şu sorular tartışılmaya başlandı.
Belediyedeki “kullanışlı kişiler” kim?
Muhalefet meclis üyeleri mi?
Kaçak olduğu iddia edilen reklam alanlarına şimdiye kadar neden müdahale edilmedi?
Belediyenin gelir kaybına uğratıldığı iddiası doğru mu?
Reklam panoları üzerinden kayıt dışı bir ekonomi mi oluştu?
Muğla’daki reklam alanlarıyla ilgili tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da büyümesi bekleniyor. Açıklamada ayrıca, düzenlemelere engel olmaya çalışan kişilerin “yargı karşısında hesap vereceği” ifadeleri de yer aldı.

