ESKİ DATÇA’NIN TAŞ HAFIZASINDA BİR MASA

Eski Datça, taşın hafızayla, sokağın insanla konuştuğu o kadim halini bir kez daha hatırladı. Caddeye kurulan uzun sofra, sadece tabakları değil, yılların komşuluğunu, selamını, suskunluğunu ve gülüşünü de yan yana getirdi.
“Bu Sofra Seninle Güzel” denildi ve gerçekten de öyle oldu. Çünkü bu sofra, birlikte olunca anlam kazandı.

Evlerden, bahçelerden, mutfaklardan taşan yemekler tek tek sofraya kondu. Her tabakta bir tat vardı ama asıl ağırlığı olan şey hikâyelerdi. Bir zeytinyağlıda geçmiş yazlar, bir börekte anne eli, bir salatada bahçe sabahlarının serinliği… “Bir tat, bir hikâye” anlayışıyla kurulan bu sofra, mahalle kültürünün hâlâ canlı olduğunu fısıldadı o dar sokaklara.

Taş evlerin arasına uzanan masa, Eski Datça’nın tarihî dokusuyla bütünleşti, sanki yüzyıllardır oradaymış gibi. Çocuklar koştu, yaşlılar gölgede soluklandı, esnaf kapısının önünde durup sohbete katıldı. Kuşaklar yan yana oturdu, yabancılık eridi, mesafeler kısaldı.

Mahalleli, esnaf,muharlık, Dadya-Der ve Datça Belediyesi’nin imecesiyle gerçekleşen bu buluşma bir etkinlikten fazlasıydı. Paylaşmanın, komşuluğun ve birlikte yaşamanın sessiz ama güçlü bir hatırlatmasıydı. Sofra uzadıkça sohbet çoğaldı, zaman yavaşladı. Günün sonunda geriye sadece doyan karınlar değil, tazelenmiş bağlar ve unutulmayacak bir mahalle günü kaldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir