ÇÖZÜMÜ VAR AMA O VİZYON VAR MI?
Son yağmurlarda Datça dahil birçok kentimizde yolları su bastı. Yol ve sokak kenarındaki evlerin bahçeleri zarar gördü.
Sorun yağmur değil sorun altyapı.
Ve kentleri yönetenlerin, bilimden yenilikten uzak olması.
Mesela, Avrupa’nın pek çok kentinde, özellikle İtalya, Fransa, Almanya ve İspanya’da,belediyeler son yıllarda mahalle sokaklarında önemli bir değişikliğine gitti.
Yeni yol yapmak için değil, yanlış olanı tekrar etmemek için.
Bu kentlerde sokaklar artık asfaltla mühürlenmiyor.
Aksine, geçirgen (porous / permeable) zemin kaplamaları tercih ediliyor.
Neden mi?
Çünkü bu malzemeler: asfalt gibi toprağı boğmuyor, klasik parke gibi yüzeyde su biriktirmiyor,,yağmur suyunu yavaşlatıyor ve zemine geri kazandırıyor.
Peki bu nasıl oluyor?
Kullanılan taşlar ya da beton bloklar.mikroskobik boşluklara sahip,.minimum derzle döşeniyor,
altında suyu taşıyan, filtreleyen kırmataşlı bir drenaj tabakasıyla birlikte çalışıyor.
Yani yağmur düştüğünde sokak göle dönmüyor, kanalizasyon zorlanmıyor, toprak yerinden oynamıyor, ağaç kökleri susuz kalmıyor.
Üstelik otantik bir görüntü veriyor.
Çok da pahalı değil.
Bu sistemin adı; doğayla uyumlu yağmur suyu yönetimi.
Bizde ise çözüm aramak yerine hemen bahane devreye giriyor.
“Beklenmeyen yağış.”
Hayır.
Beklenmeyen yağış yok.
Beklenmeyen, yanlış kararların sonuçları.
Çünkü çözümü var.
Acaba o vizyon var mı?
Kimse belediyelerden mucize beklemiyor.
Ama artık şu ayrımı yapmalarını bekliyor.
Ana yollar elbette asfalt olacak.
Mahalle sokakları geçirgen taş, nefes alan kaplama.
Mevcut parke yollar iyileştirilecek, söküm gerekiyorsa asfalt değil, geçirgen sistem uygulanacak.
Bu Avrupa’da yapılıyor.
Üstelik sadece yeni kentlerde değil, tarihi kent merkezlerinde bile.
Demek ki mesele imkansızlık değil.
Mesele tercih.
İklim krizi çağında şehircilik; daha çok asfalt dökmek değil, daha doğru zemini seçmek meselesi.
Avrupa bunu yapıyorken, bizim hâlâ parkeyi söküp asfalt dökmemiz, ne akılla, ne bilimle, ne de vicdanla açıklanabilir.

