ÇOK SESLİ BASIN, GÜÇLÜ DATÇA

Datça’da bir süredir sessiz sedasız akan yerel basın, bugünlerde yeniden kıpırdanıyor. İsimler değişiyor, mecralar yer değiştiriyor, yeni yollar açılıyor. Bu hareketlilik kimi zaman dedikodu, kimi zaman heyecan yaratıyor ama özünde çok daha önemli bir anlama işaret ediyor: rekabete.
Yıllarca belediyede basın ve halkla ilişkiler görevini başarıyla sürdüren Osman Akın’ın Datça Havadis Gazetesi’nin editörlüğüne getirilmesi, yerel basına yeni bir soluk getirebilir. Kurumsal deneyimin sahaya dönmesi her zaman kıymetlidir. Aynı şekilde Datça Haber Gazetesi ile yollarını ayıran Sebiha Aslan’ın serbest gazeteciliğe yönelmesi ve haberlerini Datça’da Son Dakika üzerinden sürdürmesi, bağımsız haberciliğin hâlâ bir seçenek olduğunu hatırlatıyor. Datça Haber’in ise yoluna Simge Aybey’in omuzlarında devam etmesi, bayrağın el değiştirse de yarışın sürdüğünü gösteriyor.
Mehmet Erdal farklı konular ve röportajlarla Haber ve İnsan‘da kalem oynatıyor. Berkay Sağol yerelin sesini Birgün Gazetesi’yle ulusala taşıyor.
Öte yandan Datça’daki ajans haberciliğinin yükünü çeken isimler de sahada. İHA muhabiri Mehmet Ölmez, rutin ama hayati önemdeki haber akışını sürdürmeye devam ediyor. Keza DHA muhabiri Evren Ersoy da ter döküyor.
Datça’nın Sesi ise “karınca kararınca” da olsa, kamu yararı gözeten habercilikte ısrar ediyor. Kulislerde konuşulan, belediye meclisinden bir ismin de yerel bir gazete çıkarmaya hazırlandığı yönündeki fısıltılar ise bu tabloya yeni bir başlık daha ekliyor.
Bütün bunlar ne anlama geliyor?
Şu an Datça basınında bir rekabet rüzgârı esiyor. Ve bu kötü bir şey değil. Tam tersine.
Rekabet; gazeteciyi tembelleştirmez, diri tutar.
Rekabet; haberi çoğaltır, tekelleşmeyi kırar.
Rekabet; okuru seçenek sahibi yapar.
Rekabet; “nasılsa kimse yok” rehavetini ortadan kaldırır.
Elbette rekabetin de bir ahlakı vardır. Yalanla, çarpıtmayla, dedikoduyla değil; doğru bilgi, emek ve cesaretle yapılırsa anlamlıdır. Aynı haberin farklı kalemlerden, farklı bakış açılarından okunabilmesi bir kentin hafızasını zenginleştirir. Yerel demokrasinin de tam olarak buna ihtiyacı vardır.
Sonuçta kazanan tek bir gazete ya da gazeteci olmaz.
Kazanan Datça olur.
Kazanan okur olur.
Kazanan hakikatin kendisi olur.
O yüzden bu rüzgârı küçümsememek lazım. Kalemler keskin olsun ama niyet temiz kalsın.
Herkesin kalemine kuvvet.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir