BELEDİYE MERKEZLİ YEREL SİYASETİN AÇMAZI

Türkiye’de yerel siyaset, genelde belediyelerin etrafında dönen dar bir çember içinde şekillenir. Belediyeler sadece kenti değil, temsil ettikleri partinin il ve ilçe örgütlenmesini de fiilen kontrol eder hâle gelir.
Kadın/Gençlik kollarından il–ilçe yönetimlerine, hatta Kent Konseylerine kadar uzanan geniş bir alanda; seçim, katılım ve temsil mekanizmaları kâğıt üzerinde kalır. Alternatif seslerin ortaya çıkmasına alan açılmaz, karar süreçleri tek merkezli bir iradenin süzgecinden geçerek şekillenir.Bu yapı içinde parti il ve ilçe başkanları çoğu zaman belediye başkanına en yakın isimler arasından seçilir.. Belediye meclisleri el kaldır/indir refleksine dönüşür.
Kadın/Gençlik kollarından il–ilçe yönetimlerine, hatta Kent Konseylerine kadar uzanan geniş bir alanda; seçim, katılım ve temsil mekanizmaları kâğıt üzerinde kalır. Alternatif seslerin ortaya çıkmasına alan açılmaz, karar süreçleri tek merkezli bir iradenin süzgecinden geçerek şekillenir.Bu yapı içinde parti il ve ilçe başkanları çoğu zaman belediye başkanına en yakın isimler arasından seçilir.. Belediye meclisleri el kaldır/indir refleksine dönüşür.
Kısa vadede “uyum” sağlayan bu yöntem, uzun vadede ciddi bir körlüğe yol açıyor. Eleştiri refleksi köreliyor, denetim zayıflıyor, örgüt içi demokrasi yerini biat kültürüne bırakıyor.
Sonuçta ortaya çıkan şey güçlü bir örgüt değil; belediye etrafında hizalanmış, itiraz etmeyen ve kendi kendini tekrar eden bir yapı oluyor.
Sonuçta ortaya çıkan şey güçlü bir örgüt değil; belediye etrafında hizalanmış, itiraz etmeyen ve kendi kendini tekrar eden bir yapı oluyor.
Milas’ta yaşanan son zeytin kesimi krizi, bu körlüğün somut bir örneği olarak hafızalara kazındı. Bir ilçe başkanının adının çevreye zarar veren bir uygulamayla anılması, normal koşullarda parti örgütlerinin hızla harekete geçmesini gerektiren bir durumdu.
Ancak Milas’ta örgüt sustu, il örgütü bekledi, belediye cephesi görmezden geldi. Çünkü eleştirilecek isim, aynı zamanda aynı merkezî yapının parçasıydı.
Tepki parti içinden değil, kamuoyundan yükseldi. Müdahale yerelden değil, genel merkezden geldi. Şimdi yeni bir ilçe başkanı belirlediler. Sizce örgüt mü seçti?
Ancak Milas’ta örgüt sustu, il örgütü bekledi, belediye cephesi görmezden geldi. Çünkü eleştirilecek isim, aynı zamanda aynı merkezî yapının parçasıydı.
Tepki parti içinden değil, kamuoyundan yükseldi. Müdahale yerelden değil, genel merkezden geldi. Şimdi yeni bir ilçe başkanı belirlediler. Sizce örgüt mü seçti?
Hayır.
Gideni kim seçtiyse, geleni de o seçti.
Yakında farklı ilçelerde benzerlerini yaşayacağız sanıyorum.
Bu tablo, yerel örgütlerin kendi kendini denetleme yeteneğini ne ölçüde yitirdiğini açıkça gösterdi.
Yerel siyasette uyum, denetimin ve çoğulculuğun yerine geçtiği anda erdem olmaktan çıkar.
Körlüğe dönüşür.
Ve körlük, en çok da kendini soysal demokrat, özgürlükçü ve katılımcı olarak tanımlayan yapılara yakışmaz.
Yaşadığınız il ya da ilçeye bakın, örneklerini çok göreceksiniz.
Yerel siyasette uyum, denetimin ve çoğulculuğun yerine geçtiği anda erdem olmaktan çıkar.
Körlüğe dönüşür.
Ve körlük, en çok da kendini soysal demokrat, özgürlükçü ve katılımcı olarak tanımlayan yapılara yakışmaz.
Yaşadığınız il ya da ilçeye bakın, örneklerini çok göreceksiniz.

