KARAKTER İNFAZINA GEÇİT YOK
Muğla’da son dönemde sosyal medya üzerinden yürütülen kirli kampanyalar bir bir deşifre oluyor.
“Sakaraltı – Sakarüstü” adı verilen operasyon kapsamında, gazeteci maskesiyle yalan haber üreterek siyasetçilere ve kamu görevlilerine saldıran bazı hesapların hukuk önünde hesap verdiğini görüyoruz.
Bu önemli.
Çünkü sosyal medya özgürlüktür ama sorumsuzluk değildir.
Eleştiri haktır ama iftira suçtur.
Şimdi benzer bir kirli dalganın Datça’ya sıçratılmak istendiğini görüyoruz.
Son iki gündür sosyal medyada belediye meclis üyesi Tuna Özalp hakkında dolaşıma sokulan iddialar, hukuki değil; “mışlı muşlu” söylentilere dayalı, karalama kokan içerikler.
Makamı kullanarak iş bitirme…
Bu tür suçlamalar öyle sosyal medya dedikodusu cümleleriyle geçiştirilecek şeyler değil.
Eğer iddia varsa, delil konur. Savcılığa gidilir. Dosya açılır.
Ben Tuna’yı tanırım.
Çok eleştirdim, eleştiriyorum da. Hatta geçenlerde Muğla’da yanlış gördüğüm uygulamalarını bizzat yüzüne de söyledim. Gerektiği sürece eleştirmeye de devam edeceğim.
Çünkü eleştiri kamu görevi yapan herkes için doğal ve gereklidir.
Ama eleştirmek başka, itibarsızlaştırmaya çalışmak başka.
Kanıtsız şekilde insanları suçlamak, kamuoyu oluşturma değil; karakter infazıdır.
Ve bunun adı gazetecilik değil.
Datça küçük bir yer.
Bir cümle, bir iftira, bir “ekran görüntüsü” insanların hayatını karartabilir.
Bu yüzden yapılması gereken net.
Eğer ortada açık bir karalama kampanyası varsa- ki var- Tuna hiç vakit kaybetmeden, hemen savcılığa başvurmalı.
Mahkemeler bunun için.
Kimse sosyal medya perdesinin arkasına saklanarak insanlara çamur atıp çekip gidemez.
Datca’nın Sesi olarak bu işin bizzat takipcisi olacağız.
Meydan boş değil.
Hatta hodri meydan!

