BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DATÇA’YA UĞRAMIYOR MU?

CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, yaptığı açıklamada yerel basının önemine dikkat çekti.
“Demokratik toplumlarda halkın doğru bilgiye ulaşmasının en önemli güvencelerinden biri özgür, sorumlu ve kurumsal basındır. CHP olarak özgür ve gerçek yerel basının yanındayız ve halkın doğru bilgiye ulaşma hakkını kararlılıkla destekliyoruz”
Güzel sözler bunlar.
Son derece de doğru.
Yerel basın kent sorunlarını gündeme getirir, kamu yönetimini denetler, halkın haber alma hakkını korur.
Buna da itiraz eden yok.
Ancak akla ister istemez şu soru geliyor:
Bu sözler Muğla’nın tamamı için mi geçerli, yoksa Datça hariç mi?
Çünkü aynı CHP’nin Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt, geçtiğimiz günlerde Datça basınına açıkça hedef gösteren ifadeler kullandı.
“Şeytani fikirler”, “manipülasyon”, hatta gazeteciler için “Mehmet Baransu” benzetmesi yaptı. Bir kadın gazeteciyi isminle hedef gösterdi.
Bunlar yerel basını itibarsızlaştıran ağır ithamlardı.
Üstelik özür dileyeceğine, üste çıkmaya kalktı,
Son derece de doğru.
Yerel basın kent sorunlarını gündeme getirir, kamu yönetimini denetler, halkın haber alma hakkını korur.
Buna da itiraz eden yok.
Ancak akla ister istemez şu soru geliyor:
Bu sözler Muğla’nın tamamı için mi geçerli, yoksa Datça hariç mi?
Çünkü aynı CHP’nin Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt, geçtiğimiz günlerde Datça basınına açıkça hedef gösteren ifadeler kullandı.
“Şeytani fikirler”, “manipülasyon”, hatta gazeteciler için “Mehmet Baransu” benzetmesi yaptı. Bir kadın gazeteciyi isminle hedef gösterdi.
Bunlar yerel basını itibarsızlaştıran ağır ithamlardı.
Üstelik özür dileyeceğine, üste çıkmaya kalktı,
Peki o gün Muğla’dan bir ses yükseldi mi?
Hayır.
Ne bir uyarı geldi, ne bir mesafe konuldu, ne de “yerel basın demokrasinin teminatıdır” hatırlatması yapıldı. Meslek örgütleri ayağa kalksa bile bir özür bile dilenmedi.
Bugün ise aynı il başkanlığından basın özgürlüğü vurgusu geliyor.
Bu noktada insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Eğer yerel basın gerçekten demokrasinin güvencesiyse, bu ilke her belediye başkanı için geçerli değil mi?
Yoksa basın özgürlüğü de bazı ilçelerde geçerli olup bazı ilçelerde askıya mı alınıyor?
Demokrasi, prensiplerle yaşar.
Prensipler ise kişiye ve yere göre değişmez.
Yerel basın gerçekten önemliyse, önce en yakındaki haksızlığa ses çıkarmak gerekir.
Çünkü basın özgürlüğü, uzakta savunulup yakında unutulacak bir kavram değildir.
Hayır.
Ne bir uyarı geldi, ne bir mesafe konuldu, ne de “yerel basın demokrasinin teminatıdır” hatırlatması yapıldı. Meslek örgütleri ayağa kalksa bile bir özür bile dilenmedi.
Bugün ise aynı il başkanlığından basın özgürlüğü vurgusu geliyor.
Bu noktada insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Eğer yerel basın gerçekten demokrasinin güvencesiyse, bu ilke her belediye başkanı için geçerli değil mi?
Yoksa basın özgürlüğü de bazı ilçelerde geçerli olup bazı ilçelerde askıya mı alınıyor?
Demokrasi, prensiplerle yaşar.
Prensipler ise kişiye ve yere göre değişmez.
Yerel basın gerçekten önemliyse, önce en yakındaki haksızlığa ses çıkarmak gerekir.
Çünkü basın özgürlüğü, uzakta savunulup yakında unutulacak bir kavram değildir.

