HALKA AİT DAHA KAÇ ARSA SATACAKSINIZ?

Ama her meclis kararı meşru mudur?
Çünkü mesele prosedür değil; vicdan.
Kamu arazisi bir arsa değil.
O, o kentte yaşayan yoksulun nefes alanıdır.
Çocuğun parkıdır.
Kadının güvenli alanıdır.
Afette toplanma yeridir.
Geleceğin ihtimalidir.

Çok yakın bir geçmişte halka ait 5 araziyi borçlarına karşılık Sosyal Güvenlik Kurumu’na devreden Datça Belediyesi şimdi de Reşadiye‘de bir arsayı satışa çıkardı. Sekiz kiralık arsa listesinin sonuna iliştirilmiş satılık bir arsa. Ilan paylaşımının yoruma kapatılması, tepkilerden çekinmek olarak değerlendirildi.

Ve sorular da sorulmaya başlandı
Bu satış gerçekten kamu yararı için mi?
Yoksa bütçe açığını kapatmak için mi?
Ya da birilerine alan açmak için mi?
Satılmadan önce kamuoyunda neden tartışmaya açılmıyor.

Kamu malı, yönetimin kasası değil.
Belediye başkanı şirket CEO’su değil.
Kent bir anonim şirket hiç değil.
Kamu malının özel servete dönüşümü sosyal demokrat olduğunu ileri süren bir yönetimin iki yüzlülüğüdür.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel her mitingde bağırıyor.
“Kamu varlığı satılamaz, gelecek kuşakların hakkıdır.
Doğru ama sanıyorum bu söz Datça‘da şöyle yankılanıyor.
“Meclis kararı var, ihale yapıyoruz.”
Kamu malı ya kamudur ya değildir.
Metrekare küçülünce ilke de mi küçülüyor?
Merkezdeki özelleştirmeye “rant” deyip, yereldeki satışa “mali disiplin” demek…
Bu sadece kelime oyunudur.
Köprü satılınca ideolojik, arsa satılınca teknik olmuyor.
İkisi de kamusal alanın daralmasıdır.
İkisi de kamunun özel mülkiyete devridir.
İkisi de siyasidir.

