DOKUNMA, KOPARMA, SEYRET
Datça’da badem çiçekleri açtı.
Kışın suskunluğundan çıkan doğa, kar beyazı bir mucizeyi usulca serdi yamaçlara.
İki gün sonra Badem Çiçeği Festivali de tam bu yüzden var. Görmek, hissetmek, hatırlamak için.
Ama bir şey eksiliyor.
Seyretmek yerine koparıyoruz.
Fotoğraf çekmek yerine dalını kırıyoruz.
Oysa badem çiçeği narindir.
Dalından koparıldığında birkaç saatlik bir hatıraya dönüşür; solar, yapraklarını döker, yok olur.
Dalında kalsa çağla olur, yazın badem olur, kışın bir ailenin sofrasına ekmek olur.
Koparılan her dalda bir mevsimi yarım bırakır.
Bir köylünün emeğini eksiltir.
Bir ağacın geleceğinden çalar.
Gelin Datça’yı hatıra poşetlerine değil, hafızamıza koyalım.
Badem çiçeğini eve değil, göze ve kalbe götürelim.
Dokunma. Koparma. Seyret.
Çünkü doğa hatıra değil, saygı ister.

