DATÇA’DA KADİM ŞENLİK YENİDEN BAŞLIYOR

Antik çağda tanrılar adına yürünülen Datça patikaları, bu kez doğaseverlerin ayak sesleriyle yankılanacak.

Datça Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü‘nün (DADADOSK) düzenlediği 1. Datça Doğa Şenliği’nde yaklaşık 70 sporcu ve doğa tutkunu üç gün boyunca Datça’nın dağlarında, koylarında ve tarihi yollarında buluşacak.

Rüzgârın taşlara Homeros’tan kalma bir şarkı gibi çarptığı bu yarımadada, doğa bazen bir manzara değil; başlı başına bir inançtı.

Bugün Datça’nın patikalarında atılacak her adımın altında, binlerce yıllık bir hafıza yatıyor.

Çünkü bu topraklarda insanlar yalnızca yaşamadı; dağlarla konuştu, rüzgâra anlam yükledi, denizi kutsal saydı. Knidos Antik Kenti çevresindeki kutsal yürüyüşlerde insanlar baharın gelişini kutlamak için tepelerden denize iner, ateşler yakar, şarkılar söylerdi.

Doğa, onlar için sadece yaşam alanı değil; tanrıların nefes aldığı bir evrendi.

İşte şimdi, o kadim coğrafyada yeni bir buluşma başlıyor.

Datça Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü tarafından düzenlenen “1. Datça Doğa Şenliği”, 15-17 Mayıs tarihleri arasında Datça’nın eşsiz doğasında gerçekleştirilecek. Türkiye’nin farklı şehirlerinden yaklaşık 70 doğasever ve sporcu, üç gün boyunca yarımadanın koylarını, dağ yollarını ve tarihi rotalarını keşfedecek.

Şenliğin açılışı 15 Mayıs Cuma günü saat 17.00’de Hızırşah Şenlik Alanı’nda yapılacak. Katılımcılara geleneksel keşkek ikramı sunulacak. Ancak bu buluşma yalnızca bir etkinlik değil; biraz da modern zaman insanının doğayla yeniden barışma arayışı olacak.

Antik çağda Dionysia şenliklerinde insanlar bağ bozumu ve bereket için doğaya karışırdı. Artemis Şenlikleri ise dağların, yaban hayatının ve özgürlüğün kutlamasıydı.

Bugün Datça’da kurulacak çadırlar, yakılacak kamp ateşleri ve yürünecek patikalar; belki de o kadim hafızanın modern yankısından başka bir şey değil.

DADADOSK Başkanı Gülhan Keleş de organizasyonun yalnızca spor odaklı olmadığını belirterek, Datça’nın doğal mirasını koruma bilincini büyütmek istediklerini söyledi.

Belki de mesele sadece yürümek değildir.

Belki mesele, betonun unutturduğu şeyi yeniden hatırlamaktır:

İnsanın doğadan ayrı değil, onun bir parçası olduğunu.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir