CHP’Lİ BİR BELEDİYE BAŞKANI AKBELEN’İ NEDEN SUÇLAR?

Dayanışma Datça’da okudum.
Bedri Çınar yazmış.
İnanmak istemedim, Milas’ta güvendiğim birkaç kaynağa sordum.
Doğruladılar.

Olay şu.
3 Ocak günü, Akbelen çevre direnişinin daha geniş kesimlere ulaşması için Milas Belediyesi düğün salonunda bir toplantı yapıldı. Salonda farklı siyasi partilerden temsilciler vardı. Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz, bazı meclis üyeleri ve kalabalık bir CHP’li grup da oradaydı.
Amaç açıktı: Akbelen’i savunmak, direnişi büyütmek, birlikte yol almak.
Her şey yolunda giderken, ortamı geren bizzat Belediye Başkanı’nın sözleri oldu.
Topuz, Akbelen direnişçileri için ağır ithamlarda bulundu.
Dışarıdan para alıyorlar” dedi.
Sermayeye hizmet ediyorlar” dedi.
Aralarında provokatörler var” dedi.

Bu sözler salonda soğuk bir sessizlik yarattı. Çünkü bu ülkede çevre mücadelesi yürüten insanların çoğu bedel ödeyerek, gözaltına alınarak, yargılanarak, tehdit edilerek bu işi yapıyor. Kimse maaşlı direnişçi değil. Kimse kiralık vicdan taşımıyor.
Sözler havada kalmadı. Katılımcılar doğal olarak şunu sordu:
Somut bilgi nedir? İspat nedir? İsim, belge, kaynak nerede?
Cevap gelmedi.
Onun yerine ne oldu?
Cenazem var” denildi ve Belediye Başkanı salonu terk etti.
İtham kaldı, cevap gitti.
Şimdi sorular sorulmak zorunda. Çünkü bu sözler sıradan bir kahve muhabbeti değil, kamu görevi yapan bir kişinin ağzından çıktı.
Birinci soru:
Türkiye çevre hareketinin simgelerinden biri haline gelmiş Akbelen direnişini töhmet altında bırakmak kime ne kazandırıyor?
İkinci soru:
Kamu adına konuşan bir belediye başkanı, duyumla, dedikoduyla, kanıtsız iddialarla yıllardır mücadele eden insanları nasıl “sermayeye hizmet etmekle” suçlayabiliyor?
Üçüncü soru:
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras açık biçimde çevre mücadelelerinin yanında dururken, Milas Belediye Başkanı neden çevre karşıtı bir pozisyon alıyor?
Bu soruların hiçbiri kişisel değil. Hepsi politiktir, kamusaldır ve yanıt gerektirir.
Akbelen’e çamur atmak kolaydır.
Zor olan, o çamurun altında kalmamaktır.
Ve unutulmasın:
İtham ederseniz, ispatlamak zorundasınız.
İspatlayamıyorsanız, o sözler sizin hanenize yazılır.
Cenaze bahane olur.
Ama sorular ortadan kalkmaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir