İKTİDAR – BASIN İLİŞKİSİ VE “BÜLTEN GAZETECİLİĞİ”


Parti fark etmiyor.
Siyasi ideoloji fark etmiyor.
Her iktidarın kendisine yakın bir medya ağı oluşturma eğilimi var.. Bu durum ulusal ölçekte de, yerel ölçekte de böyle.
İktidar sahipleri için medya mesajın yayılma aracı, kamuoyu inşa etme platformu ve algı yönetiminin zemini.
Meslek literatüründe buna “bülten gazeteciliği” deniyor.
Bu tanım, kurum ya da makamdan gelen açıklamanın, doğrulama, karşı görüş alma, araştırma yapma zahmetine girilmeden aynen yayımlanmasıdır.
Bülten gazetecisi, sorgulamaz, çapraz kontrol yapmaz,  veri istemez, karşı tarafı aramaz, uzman görüşü almaz.
Metin, kamu yararı filtresinden geçirilmeden servis edilir.
Bu noktada gazetecilik, haber üretimi olmaktan çıkar; iletişim danışmanlığına dönüşür.

Bu tercih  meslek ahlakı açısından sorun oluşturur.

Çünkü gazeteciliğin temel ilkeleri doğruluk, bağımsızlık, kamu yararı, şeffaflık ve hesap sorabilmedir.
Bir makam sahibinin sözünü araştırmadan yayımlamak, bu ilkelerden en az üçünü ihlal eder.
Bu noktada gazeteci, halk adına soru soran kişi olmaktan çıkar; adeta bir arzuhalciye dönüşür.
Yaz oğlum Abdülkadir…Gereğini yap Hakan” düzeyine inmiş bir meslek pratiği, basını kamusal denetim gücünden mahrum bırakır.

George Orwell yıllar önce gazeteciliği şöyle tanımlamıştı:
Gazetecilik, birilerinin yayımlanmasını istemediği haberleri yazmaktır. Gerisi halkla ilişkilerdir.”
Bu tanım, mesleğin özünü net biçimde ortaya koyuyor.
Eğer yazdığınız şey birilerini rahatsız etmiyorsa,
Eğer hiçbir güç odağı huzursuz olmuyorsa,
Eğer her makam sahibinin hoşuna gidiyorsa,
orada gazetecilikten çok, iletişim faaliyeti vardır.

Mesela hala meraktayım. CHP Muğla İl Yönetimi “Ortak Akıl” ziyaret turunda neden Muğla Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’nin kapısına giderken, Muğla Gazeteciler Cemiyeti‘ni ve Muğla Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’ni es geçti.

Merak işte!

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir