MUĞLA’DA ŞEHİR EŞKIYALIĞI

Olay sabah saatlerinde, Menteşe’de İsmet Çatak Caddesi üzerinde yaşandı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanı Levent Arkan, özel aracıyla Menteşe Devlet Hastanesi yönünde ilerlerken, bir motosiklet aniden aracının önüne geçti. Motosiklet devrildi, sürücü ve arkasındaki kişi yere düştü.
Buraya kadar anlatılan şey, sıradan bir trafik kazası gibi görünebilir.
Ancak asıl mesele, tam da bu noktadan sonra başladı.

Çevredeki vatandaşlar olay yerine yönelirken, Levent Arkan da aracından inerek yerde yatan kişilerin yanına gitti. bir süre hareketsiz kalan iki kişi aynı anda ayağa kalktı ve Arkan’a saldırdı. Yumruklar havada uçuştu. Arkan aldığı darbelerle yere yığıldı, saldırı burada da durmadı.
Sonrası daha da dikkat çekici. Saldırganlardan biri motosiklete binerek, diğeri ise başka bir araca binerek olay yerinden kaçtı.
Bu noktada artık şu soruyu sormak kaçınılmaz.
Bu gerçekten bir trafik kazası mıydı, yoksa önü kesilerek yapılan planlı bir saldırı mı?
Çünkü ortada sıradan bir öfke patlamasından fazlası var. Ön kesme var. İki kişinin eş zamanlı hareketi var.
Ve en önemlisi, kaçış planı var.
Bunlar refleks değildir. Bunlar organize davranışlar.

Eşkıyalık eskiden dağdaydı. Yol kesilirdi, pusular kurulurdu. Bugün ise şehir merkezinde, gündüz vakti, hastane yolunda karşımıza çıkıyor.
Adına trafik kavgası denilerek geçiştirilemez. Çünkü bu tür olaylar normalleştirildikçe, şehirler güvensizleşir. İnsanlar yardıma gitmekten çekinir. İyilik bile riskli hale gelir.
Seversiniz, sevmezsiniz ama bugün saldırıya uğrayan bir belediye başkanının danışmanı olabilir. Yarın sıradan bir yurttaş. Hatta siz.
Asıl tehlike, bu tür olayların cezasızlık hissiyle beslenmesidir. “Yaparsam yanıma kalır” düşüncesi, şehir eşkıyalığının en güçlü yakıtıdır.

Muğla sakin bir kent olabilir. Ama sakinlik, denetimsizlikle birleştiğinde eşkıyaya alan açar.
Bu olayın üzeri örtülürse, yarın bu şehirde kimse kendini güvende hissetmez.
Bu nedenle bu olay tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır.
Saldırıyı gerçekleştirenler kimdir, arkalarında kim var, nasıl bir organizasyonla hareket etmişlerdir, motosiklet kime aittir, kaçışta kullanılan araçlar nasıl temin edilmiştir? Bu sorular cevapsız bırakılamaz.

Bu olay sadece bir kişinin uğradığı şiddet değil. Bu, Muğla’da kamusal güvenliğe yönelmiş açık bir tehdit. Aydınlatılmazsa, şehir eşkıyalığı cesaret bulur. Aydınlatılırsa, hukuk konuşur.
Muğla’nın buna ihtiyacı var.
Hukukun, caydırıcılığın ve kamusal vicdanın tesisi için bu saldırı aydınlatılmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir