MUĞLA ​BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE TRUVA ATI MI VAR?

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde fırtına kopuyor.

Ve bu fırtınanın uğultusu artık odaların dışına taştı, Datça kıyılarına kadar ulaştı.

Dün konuya değinmiştik.

​Bugün DİSK’e Genel-İş Sendikası üyeleri belediye binası önünde oturma eyleminde. Çünkü masada sadece bir yetki mücadelesi değil; emek, irade ve demokrasi mücadelesi var.

Olay şu.

​2027 Toplu İş Sözleşmesi eşiğindeyiz.

Yetkili olan DİSK/Genel-İş yerini korumaya çalışırken, Belediye-İş örgütlenme atağında. Buraya kadar her şey sendikal mücadelenin doğal akışı.

Kıyamet ise bu akışa “yukarıdan” müdahale edildiği iddialarıyla kopuyor!

​Çünkü biddialar yenir yutulur gibi değil:

Bazı daire başkanları ve müdürlerin, emekçiye sendika değiştirmesi için mobbing uyguladığı, baskı yaptığı, hatta tehdit ve sürgün silahını çekmekten çekinmediği söyleniyor. Yaşanan somut örnekler, bu iddiaların altının hiç de boş olmadığını gösteriyor.

Peki, Başkan Ahmet Aras bu işin neresinde?

Bizzat bu operasyonun başında mı?

​Araştırdıklarımıza bakılırsa Aras bu oyunun içinde değil. Aksine; günler öncesinden bürokratlarına net bir talimat vermiş. Sadece sözle de değil, kayıtlı WhatsApp mesajlarıyla altını çizmiş.

Biz bu işe müdahil olamayız! Personel özgür iradesiyle istediği sendikayı seçsin.”

İşte tam bu noktada ziller çalmaya başlıyor.

​Eğer belediye başkanı “karışmayın” diyorsa ve birileri hala işçinin tepesinde boza pişirmeye devam ediyorsa, şu soru mutlaka cevaplanmalı.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin içinde bir Truva Atı mı var?”

Başkanın talimatını hiçe sayan, onu kamuoyu önünde zor durumda bırakmayı hedefleyen, “sosyal demokrat belediyecilik” kimliğine altından dinamit koyan bu güç kim?

Kimde var bu yetki!

Kaleyi içten fethetmeye çalışan, kendi koltuk sevdası için idareyi yakmayı göze alan bu bürokratik akıl kime hizmet ediyor?

​Sosyal demokrasinin kalesi iddiasındaki bir belediyede, işçinin sendikal tercihine ipotek koyuluyorsa; orada demokrasiden bahsedilemez, orada sadece vesayet vardır.

​Bu durum, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal itibarına verilmiş en büyük zarardır.

​Sayın Ahmet Aras’a çağrımızdır:

Baskı, tehdit ve sürgün varsa, ve bu mekanizmayı kim işletiyorsa derhal neşter vurun.

​Somut kanıt mı arıyorsunuz?

Ankara’dan gelenleri değil kendi müfettişlerinizi makam odaları yerine direkt sahaya gönderin. Gidin ve o işçileri dinleyin!

Gerçekler zaten o nasırlı ellerin, tedirgin gözlerin ardında fısıldanmayı bekliyor.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir