KAUNOS’A İSKELE LANETİ

Kaunos’un hikâyesi bir kaçışla başlar.
Mitolojiye göre Kaunos Antik Kenti, kardeşi Byblis’in yasak aşkından kaçan Kaunos’un, Dalyan deltası kıyısında kurduğu kenttir. Kaunos, sadece bir şehir değil; sınır koymanın, uzak durmanın ve doğayla mesafe kurarak var olmanın simgesidir. Kaya mezarları bile sarp yamaçlara, ulaşılması zor yerlere oyulmuştur. Bu coğrafya, binlerce yıldır “dokunma” diye fısıldar.

Aradan iki bin yıl geçti.
Ve Kaunos bugün yine bir sınır ihlali tartışmasının merkezinde.
Muğla’nın Köyceğiz–Dalyan hattında, Kaunos Antik Kenti kıyısında planlanan iskele projesi daha önce yargıya taşındı. Muğla 3. İdare Mahkemesi, projeye ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verdi. Gerekçe açıktı: arkeolojik sit alanı, Özel Çevre Koruma Bölgesi ve telafisi mümkün olmayan zarar riski.
Ancak tartışma burada bitmedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, mahkemenin durdurduğu projeyle aynı alanı kapsayan yeni imar planlarını 30 Aralık 2025’te askıya çıkardı. Planlarda Kaunos kıyısı bu kez “iskele ve tekne yanaşma alanı” olarak tanımlandı.
Yani mahkeme kararıyla durdurulan proje, plan eliyle yeniden sahneye çıktı.

Askıya çıkarılan plan ve ÇED dosyalarına göre:
İskele uzunluğu: yaklaşık 750 metre
Genişlik: 3 metre
Çakılması planlanan ahşap kazık sayısı: 1.128
Aynı anda yanaşabilecek tekne sayısı: yaklaşık 376
Tahmini maliyet: 43 milyon TL
Yetkililer, düzenlemenin “mevcut kullanımın planlı hale getirilmesi” amacı taşıdığını savunuyor. Ancak bölgeyi bilenler için bu ifade tanıdık:
Fiili durum yarat, sonra planla meşrulaştır.

Kaunos sadece bir antik kent değil.
Burası aynı zamanda Köyceğiz–Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alıyor. Caretta carettalar, yeşil deniz kaplumbağaları, sazlıklar, kuş göç yolları…
Kısacası Kaunos, taşla suyun, tarih ile ekolojinin iç içe geçtiği nadir alanlardan biri.
Arkeologlar ve çevre örgütleri uyarıyor:
Kazık çakımı, yoğun tekne trafiği ve insan baskısı yalnızca kalıntıları değil, binlerce yılda oluşmuş doğal dengeyi de geri dönülmez biçimde bozabilir.

Kaunos efsanesi bize şunu anlatır.
Bazı sınırlar korunmadığında, felaket kaçınılmazdır.
Bugün soru net.
Mahkemenin “dur” dediği bir projeyi planla geri getirmek hukuka saygı mıdır?
Antik bir kentin kıyısını tekne parkına çevirmek koruma mıdır, tüketim mi?
Kaunos’un binlerce yıldır fısıldadığı “dokunma” uyarısını kim, neden duymak istemiyor?
Belki de Kaunos’un laneti yoktur.
Belki sadece unutulmuş bir ders vardır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir