GÜVERCİN YÜREĞİYLE YAŞAMAK
Bazı insanlar yaşarken bir ülkeye ağır gelirler.
Çünkü omuzlarında gerçeği taşırlar.
Çünkü sesi yükseltmeden konuşurlar.
Çünkü nefreti bağırarak değil, vicdanı fısıldayarak yenerler.
Hrant Dink işte öyle bir insandı.
Kendisini tarif ederken “Bu ülkede bir güvercinin ruh haliyle dolaşıyorum” demişti.
Güvercinler ürkektir ama kaçmazlar.
Kanatları vardır ama meydanlardan vazgeçmezler.
Hrant, tam da böyle yaşadı.
Kalbi açıkta, yüzü güneşe dönük, sırtı karanlığa karşı.
Onu öldüren kurşun, sadece bir bedeni hedef almadı, bir ihtimali vurdu.
Birlikte yaşama ihtimalini.
Hakikatin bağırmadan da söylenebileceği ihtimalini.
Bu topraklarda Ermeni bir çocuğun, Türk bir annenin, Kürt bir babanın aynı cümlede yan yana durabileceği ihtimalini…
Hrant Dink, öfkeyle konuşmadı.
İntikamla yazmadı.
Suçu bir halka, bir inanca, bir dile yüklemedi.
Tam tersine, yarayı gösterdi ama parmağını yaranın içine sokmadı.
Çünkü onun derdi haklı çıkmak değil, iyileştirmekti.
En çok da bunu affetmediler ona.
Bu ülkede bazıları için en tehlikeli şey, silah değildir.
En tehlikeli şey, sakinliktir.
Çünkü sakinlik, yalanı panikletir.
Vicdan, inkârı titreştirir.
Hrant’ın ardından yüz binler “Hepimiz Hrant’ız” diye yürüdü.
Ama asıl soru duruyor hala.
Gerçekten hepimiz Hrant olabildik mi?
Bir haksızlık gördüğümüzde susmadığımızda…
Bir azınlık konuşurken gözümüzü kaçırmadığımızda…
Devletin soğuk cümleleriyle insan sıcaklığı arasında tercihimizi vicdandan yana yaptığımızda…
İşte o zaman.
Hrant Dink, bu ülkeyi terk etmedi.
Bu ülkeye küsmedi.
Gitmesi gerekirken kaldı.
Susması beklenirken yazdı.
Korkması istenirken güvercin gibi dolaşmaya devam etti.
Farkında mısınız?
Hala onun bıraktığı yerden sınanıyoruz.
Yarın ölüm yıldönümü değil sadece.
Yarın, aynaya bakma günü.
“Bu ülkede bir güvercin daha yaşar mı?” diye kendimize sorma günü.
Hrant’ın hatırası, bir mezar taşı değil, bir pusuladır.
Kaybolduğumuzda dönüp bakacağımız tek yön:
Vicdan.

Tüm Türkiye’de olduğu gibi yarın Datça’da da Hrant anılacak.
“Datça Demokrasi Platformunun çağrısıyla, 19 Ocak’ta Saat 15.30’da Hrant Dink’i katledilişinin 19. yılında Bülent Ecevit Kültür Merkezinde toplanılıyor. Programda Ümit Kıvanç’ın, Hrant’ın konuşmalarını yerleştirdiği Hafıza Yetersiz filminin yanısıra dinleti ve farklı etkinlikler de olacak.

