EKİNAMBARI’NDA DESALİNASYON TEPKİSİ

Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ tarafından Milas Ekinambarı’nda yapılması planlanan desalinasyon (deniz suyu arıtma) tesisine yönelik tepkiler büyüyor. 3 milyar TL maliyetle projelendirilen ve Bodrum’a yıllık 20 milyon metreküp su sağlaması hedeflenen tesisin, Güllük Dalyanı gibi hassas bir ekosistemin yanı başında yer alması, çevre örgütleri ve yurttaşlar tarafından “geri dönüşü olmayan bir hata” olarak değerlendiriliyor.
Muğla Su İnisiyatifi tarafından kamuoyuna yapılan basın açıklamasında, projeye ilişkin “müjde” söyleminin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, desalinasyonun dünyada ancak son çare olarak başvurulan bir yöntem olduğu vurgulandı.
📌“Su Krizinin Nedeni Gizleniyor”
Açıklamada, Bodrum ve Milas’ın su sorununa kalıcı çözüm olarak sunulan projenin, su krizinin asıl nedenlerini örtbas ettiği ifade edildi. Yanlış su kullanımı, yüksek kayıp-kaçak oranları, vahşi tarımsal sulama ve termik santrallerin yoğun su tüketimi çözülmeden atılan bu adımın, sorunu kaynağında çözmek yerine pahalı ve geçici bir “pansuman” olacağı dile getirildi.
MUSKİ’nin kendi verilerine göre isale hatlarındaki kayıp-kaçak oranının yüzde 42 olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu kayıplar giderilmeden yapılan her yatırımın kamusal kaynak israfı olduğu belirtildi.
📌“Enerji Tüketimi İklim Krizini Derinleştirir”
Desalinasyon tesislerinin yüksek enerji ihtiyacına da dikkat çekilen açıklamada, 1 metreküp deniz suyunun arıtılmasının yaklaşık 4–5 kWh enerji gerektirdiği, bunun hem maliyetleri artıracağı hem de iklim krizini derinleştireceği ifade edildi. Arıtılan suyun metreküp maliyetinin yaklaşık 1 dolar olduğu hatırlatılarak, bu yükün nihayetinde yurttaşların faturalarına yansıyacağı vurgulandı.
📌“Brine Deşarjı Güllük Dalyanı’nı Yok Eder”
Açıklamada, kamuoyunda yeterince tartışılmayan en kritik başlıklardan birinin de brine (tuzlu atık) deşarjı olduğu belirtildi. Deniz suyunun arıtılması sonrası ortaya çıkan bu yüksek tuzluluk oranına sahip atıkların, deniz canlıları üzerinde ölümcül etkilere yol açtığı, Güllük Dalyanı’nın lagünleri ve balıkçıl kolonileri için ciddi bir tehdit oluşturduğu kaydedildi.
📌“Su Bir Meta Değil, Yaşam Hakkıdır”
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Suyun müşterek bir varlık olduğu gerçeğinden hareketle, suyu ticarileştiren ve metalaştıran bu tür projeleri reddediyoruz. ‘Su yok’, ‘kuraklık kapıda’ söylemleriyle rıza devşirilmesine razı değiliz. Ekosistemleri geri dönüşsüz biçimde tahrip edecek bir yatırımın kamu yararı taşıdığı söylenemez.”
📌Çağrı: “Karar Gözden Geçirilsin”
Basın açıklamasında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği “Olur” kararına karşı Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin idari dava açmak yerine projeyi sahiplenmesinin kabul edilemez olduğu belirtilerek, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne kararını gözden geçirme çağrısı yapıldı.
Ayrıca şu talepler sıralandı:
Havza bazlı su bütçesi çıkarılması ve kullanımın bu bütçeye göre planlanması
Kayıp-kaçak oranlarının acilen düşürülmesi
Mahkeme kararlarına rağmen faaliyetini sürdüren termik santrallerin kapatılması
Yağmur suyu hasadı ve sürdürülebilir tarım politikalarının önceliklendirilmesi
Açıklama, yurttaşların su politikalarını sorgulamaya ve suyun ticarileştirilmesine karşı ses çıkarmaya davet edilmesiyle sona erdi.


