DATÇA’DA ÜSTÜNLERİN HUKUKU MU VAR?

Aynı toprak.

Aynı yasa.

Aynı hazine.

Ama aynı adalet değil.

Reşadiye sırtlarında, hazine arazisini işgal eden yüzlerce yurttaş için işlem yapıldı.

Kimi kulübesini söktü, kimi konteynerini taşıdı.

Devlet geldi, kapıyı çaldı, tebligatı bıraktı.

“Burası senin değil” dedi.

Ve mesele kapandı. 

 

Ama kapatılmayan bir yer var.

Herkese uygulanan hukuk, oraya uğramadı.

Ne kepçe girdi, ne mühür vuruldu, ne tahliye yapıldı.

Burası 124 dönümlük bir işgal ve Eski AKP Muğla İl Başkanı’nın babasına ait.

Birinci derece sit alanı.

Sanki haritalarda yok bu parsel.

Sanki hazine malı değil.

Sanki yasa, bu noktada mola verdi.

Oysa Datça Kaymakamlığı suç duyurusunda bulunmuştu.

Ama Muğla Valiliği bu duyuruyu ne yaptı, bilinmiyor.

İşte tam burada o klasik soru gündemde.

“Hukukun üstünlüğü mü, üstünlerin hukuku mu?”

Bu, kanunların eksikliği meselesi değil.

Bu, yönetmeliklerin muğlaklığı hiç değil.

Bu düpedüz seçici adalet.

Güçsüzsen; araziyi boşaltırsın.

Güçlüysen; dokunan olmaz.

Bu ülkede adalet çoğu zaman terazide değil, kimin elinde olduğuna bakılarak dağıtılıyor.

Yurttaş için yasa, güçlü için “istisna” var.

Birine suç olan, diğerine “görmezden gelme”.

Ve bu durum yalnızca hukuku değil, toplumsal vicdanı da çürütüyor.

Çünkü aynı suçu işleyenler arasında fark yokken, muamelede uçurum var.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir