BU BİR CİNAYETTİR
Datça Gebekum’da bir köpek bulundu.
Bir canlı.
Bir çuvala konulmuş.
Ağzı bağlanmış.
Denize atılmış.
Boğularak ölmüş.
Sonra sahile vurmuş.

Özgür Çetin paylaşmış fotoğrafları.
Ölü bulunup denize atılmadıysa buna “olay” demek yetmez.
Buna “vahşet” demek de yetmez.
Bu, düpedüz cinayet.
Bir canlının nefesini kesmek için plan yapan bir akıl, onu çuvala koyacak kadar zaman ayıran bir el,
sonra denizin ortasına fırlatan bir vicdan, artık “insan” sıfatını taşımıyordur.
Bu köpek kendiliğinden ölmedi.
Kazayla ölmedi.
Hastalıktan ölmedi.
Biri onu öldürdü.
Bu suç, sadece bir köpeğe karşı işlenmedi.
Bu suç, bu kentin vicdanına karşı işlendi.
Bu suç, Datça’nın “doğayla uyum” masallarına karşı işlendi.
Bu suç, hepimize karşı işlendi.
DATÇA’NIN SESİ soruyor.
– Bunu yapan kim?
– Bu cesareti nereden aldı?
– Daha önce kaç canlıyı susturdu?
– Yarın sıra kime gelecek?
Bu dosya kapatılamaz.
“Fail bulunamadı” denemez.
“Takipsizlik” kelimesi bu olayın yanına yakışmaz.
Bu köpeğin boğazına dolan suyun hesabı sorulmazsa, bu kentin sahilleri sadece dalga değil, utanç da taşır.
Tıpkı son 1,5 ayda Mesudiye’de vurulan Cımbız, Çeşmeköy’de pompalıyla öldürülen Pati ve Kargı’da göz göre göre çiğnenen isimsiz can gibi.
Yetkililer bu utancı yaşıyor mu acaba?

