BODRUM’UN “USLU”SU DA YASA TANIMIYOR
İçmeler’de mühürlenen otel, cezalara rağmen faaliyetini sürdürüyor. Manzara tanıdık. Datça’daki Uslu Otel vakasında olduğu gibi, kağıt üstünde kalan yaptırımlar sahada işlemiyor. Soru net: Mühür var ama devlet nerede?

Selda Öztürk XBodrum’da yazmış. Bodrum İçmeler’de faaliyet gösteren bir otel, hakkında verilen ceza ve mühürleme kararına rağmen çalışmalarına devam ediyor. Xbodrum’da yer alan habere göre, ilgili kamu kurumlarının yaptığı denetimler sonucu tesis hakkında işlem uygulanmasına rağmen, sahadaki durum değişmedi. Mühür var, ama fiiliyatta yok.
Bu tablo Datça için yabancı değil.

Datça’daki Uslu Otel Hafızalarda
Datça’da uzun süre kamuoyunun gündeminde kalan Uslu Otel örneği, benzer bir denetim krizini gözler önüne sermişti.
Yapılaşma, kıyı kullanımı ve mevzuata aykırı uygulamalarla ilgili iddialar gündeme gelmiş; cezalar kesilmiş, tutanaklar tutulmuştu. Ancak tüm bu işlemler, ihlallerin durmasına yetmemişti.
Bugün Bodrum’da yaşananlar, “istisna” değil; aynı sistematik sorunun başka bir sahnesi.
Kağıt Üstünde Devlet, Sahada Serbestlik
Her iki örnekte de ortak soru şu
Eğer bir tesis mühürlüyse nasıl çalışabiliyor?
Eğer ceza kesildiyse, ihlal neden sürüyor?
Denetim varsa, yaptırım neden caydırıcı değil?
Bu sorular yalnızca bir otele değil, kamu yönetiminin inandırıcılığına dair.
Turizmde Hukuk Askıda mı?
Bodrum ve Datça gibi Türkiye’nin en değerli kıyı alanlarında yaşanan bu tablo, “turizm adına her şey serbest mi?” sorusunu da beraberinde getiriyor.
Yasa, küçük işletmeciye ve yurttaşa sert; büyük yatırımlara karşı ise esnek mi uygulanıyor?
Kamuoyunun Beklentisi Net
Vatandaşın beklentisi yeni bir açıklama değil;
Uygulanan cezanın sonuç vermesi
Mührün gerçekten mühür olması
Hukukun yerelden merkeze eşit işlemesi
Aksi halde bugün Bodrum’un “Uslu”su konuşulur, yarın başka bir kıyı kasabasınınki.
İsimler değişir, yöntem aynı kalır.
Ve kamuoyu şu cümleyi tekrar eder:
“Ceza kesildi ama talan durmadı.”

