BASINI SUÇLAYANLAR, BASIN YAZINCA SORUN ÇÖZÜYOR

&
Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt , geçen ay ki, meclis toplantısında basına yasak koymakla kalmadı; gazetecilere yönelik ağır ithamlarda da bulundu.
Şeytani fikirler”, “manipülasyon”, hatta “Mehmet Baransu” benzetmeleri…
Üstelik kadın bir gazeteciyi açık açık ismiyle hedef gösterecek kadar ileri gitti.
Kadın meclis üyeleri sustu, gazeteci örgütleri özür bekledi.
Ama özür gelmedi.
Onun yerine yine aynı cümleler geldi.
Eveleyip geveleyerek basını suçlayan açıklamalar…
Peki gerçekten basın ne yaptı?
Son günlere bir bakalım.
Önce Sebiha Arslan , ardından   Kenan Gürbüz , Kargı Deresi’ndeki Geri Dönüşüm Alanı’nın içler acısı halini yazdı.
Fotoğraflar konuştu.
Çöp yığınları, düzensizlik, kötü görüntü…
Datça gördü.
Sonra ne oldu?
Belediye  par topar temizledi.
Bugün aynı alan tertemiz.
Demek ki neymiş?
Basın yazınca sorun çözülüyormuş.
Bir başka örnek…
Geçen yıl Datça Belediyesi’nin düzenlediği Badem Çiçeği Festivali’nde jüri özel ödülünü kazanan Şef Arda Aydınalp, bir yıldır ödülünün verilmediğini basına açıkladı.
Haber yayımlandı.
Ertesi gün ne oldu?
Arda Aydınalp hızla arandı.
Ödülünün verileceği söylendi.
Hatta kulislerde, “Haberleri kaldırt” baskısının yapıldığı bile konuşuldu.
Yani yine aynı hikâye…
Basın yazdı, sorun çözüldü.
Bir başkası da su meselesi.
Geçen hafta Aytaç Kurt, BirGün Gazetesi’ne verdiği demeçte şöyle diyordu:
Datça’nın su sorununu depolarla ve jeneratörlerle önümüzdeki sene tamamen çözeceğiz.
Bir yıl sonra tamamen… Bu oldukça iddialı bir cümle.
Datça’nın Sesi bu iddianın peşine düştü.
Uzmanlarla konuştu, MUSKİ yetkililerine sordu.
Ve gerçek ortaya çıktı:
Datça’nın su sorunu uzun vadede ancak ters osmoz yani denizden su arıtma tesisleriyle çözülebilir.
Nitekim aradan bir hafta geçti.
Aytaç Kurt bu kez Mehmet Erdal ’a konuştu ve farklı şeyler söyledi.
Gerekirse denizden, gerekirse su toplama, gerekirse akiferlerde daha fazla alan yaratma…”
Yani?
Bir hafta önceki “Önümüzdeki yıl tamamen çözeceğiz” iddiası
bir hafta sonra kendi sözleriyle geri çekildi.
Çünkü gerçek, propaganda kadar kolay değildir.
Bunlar sadece birkaç örnek.
Basın yazıyor.
Belediye hatayı düzeltiyor.
Sonuç?
Datça kazanıyor.
İşte bu yüzden basın yazacak.
Suçlansa da yazacak.
Karalansa da yazacak.
Hedef gösterilse de yazacak.
Çünkü basını düşman görmek,
aslında yaratılan gerçeği düşman görmek demektir.
Şunu hatırlatmakta fayda var.
Eleştirel basın yoksa, yanlışlar görünmez.
Yanlışlar görünmezse, yanlışlar büyür.
Bu yüzden iyi ki basın var.
Yandaş medyaya sığınanlar ise hatalarını tekrar ederler. Hem kendilerine zarar verirler, hem topluma.
Bakınız; iktidar bunun en canlı örneğidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir