BASIN SADAKA İLE AYAKTA KALIR MI?
Mabolla Medya ’dan Esma Turan yazmış.
Yanlış anlamış olabilirim diye birkaç kez okudum.
Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca , 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde öyle bir laf etmiş ki; bu ülkede medyanın ne hâle getirildiğinin neredeyse itirafı gibi. Şöyle demiş
“Buradaki bir meclis üyesi aracılığıyla bütün maaşımı, almış olduğum aylık maaşımı sizlere aktarıyoruz. Bunlar yeterli değil. Bizimle birlikte yürüyen bütün dostlarımızdan, meclis üyelerimizden ve iş insanı arkadaşlarımızdan da sizlere katkı sunmalarını istiyorum. Çünkü siz ayakta kalabilmelisiniz.”
Niyet kuşkusuz iyi. Yerel basının nasıl bir ekonomik boğulma yaşadığını bilmeyen yok. Ama sorun tam da burada başlıyor. Gazetecilik, iyi niyetle verilen parayla ayakta kalacak bir meslek değil.
Bir belediye başkanının maaşıyla, bir iş insanının katkısıyla ayakta duran basın; er ya da geç eleştiremez hâle gelir. Çünkü minnet, gazeteciliğin en büyük düşmanıdır. Bugün “destek” denilen şey, yarın “sus payı” şüphesini doğurur. Gazetecinin kalemine düşen gölge, en çok da okurun güvenini yaralar.
Yerel basının ihtiyacı bağış değil.
İhtiyacı; şeffaf ilan politikaları, adil kamu kaynakları, editoryal bağımsızlığı güvence altına alan bir düzendir.
“Basın ayakta kalmalı” cümlesi doğru.
Ama kimin sayesinde sorusu hayati önemde.
Basın; siyasetçinin maaşıyla değil,
sermayenin lütfuyla değil, halkın haber alma hakkıyla ayakta kalmalı.
Bu sözler, 10 Ocak’ta yapılmış bir kutlamadan çok; gazeteciliğin neden bu hâle getirildiğinin kısa bir özeti gibi.
Şimdi merak ettim.
Alim Karaca’nın maaşıyla ayakta duranlar parmak kaldırsın lütfen.
Bu arada herkese var da, Datça’nın Sesi’ne yok mu?🙃

