AHMET ARAS ACELE KAMULAŞTIRMAYI YAZDI

“Bu yazı, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Milas ve Yatağan’da alınan acele kamulaştırma kararlarına ilişkin kamuoyuna yönelik değerlendirmesidir.”

10 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Acele Kamulaştırma Kararı” ile bir avuç kömür için Milas ilçemizin altı köyü haritadan silinmeye çalışılmaktadır.
Kamu yararı yerine şirket çıkarının gözetildiği karar ile vatandaşlarımızın toprağına, suyuna ve yaşam alanına zorla el koyulmaktadır. Karar ile Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerinde toplam 6,2 milyon m² (620 hektar) büyüklüğünde 679 parselin kamulaştırılması öngörülmektedir.

Zeytinlikler, tarım alanları ve ormanlar ile yerleşim yerlerini kapsayan parsellerin kamulaştırılmasıyla birlikte, çok sayıda Milaslı evini ve toprağını terk etmek zorunda kalacaktır. Uydu fotoğrafında da görüldüğü gibi, üzerindeki zeytinlikler, ormanlar ve tarım alanlarıyla birlikte sıyrılarak yok edilen toprak nedeniyle, tamamıyla elden çıkan arazilerde artık binlerce yıl herhangi bir faaliyetin yürütülmesi mümkün olmayacaktır.
1 cm toprak bin yılda oluşmaktadır.
4 bin yıllık tarımsal üretimle şekillenen kültür ve yaşam tarzı, 20–30 yıllık kömür üretimi için yok edilmektedir.

Kömür Teşvikleri ve İklim Çelişkisi

Diğer taraftan, kömür santrallerine teşvik verilmeye devam edilmektedir. Elektrik üretimi yapmasalar dahi kapasite mekanizması kapsamında maliyetleri desteklenen yerli kömür santrallerine verilen bu teşvikle birlikte; dört yıl boyunca santrallere uygulanacak 75 USD/MWh’lik alım garantisinin 8,7 milyar dolara mal olacağı hesaplanmaktadır.
Rüzgâr ve güneş gibi yenilenebilir ve temiz enerji kaynakları, gelişen teknolojiyle birlikte en ucuz üretim seçeneklerini sunarken, kömüre yapılan teşvikler anlamlı değildir ve Türkiye’nin 2053 karbon nötr hedefini de baltalamaktadır.
Muğla Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP) hazırlanmıştır. Bu ay içinde SECAP raporu yayımlanacaktır. 1 milyondan fazla nüfusun yaşadığı Muğla’da; tarımdan ulaşıma, sanayiden konutlara yıllık toplam karbon emisyonu 6 milyon ton iken, sadece 3 termik santral 10 milyon ton karbon emisyonu üretmektedir. Bu santraller, Muğla karbon emisyonlarının %63’ünden sorumludur.
Özetle, Muğla coğrafyasında atılan her 3 ton karbon emisyonunun 2 tonundan termik santraller sorumludur.

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi(Zeytinlikler, Meralar ve Ormanların Tahribatı)

TBMM’de kabul edilen “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” ile zeytinlikler ve tarım alanları başta olmak üzere doğal varlıklar, çevre koruma ve kamu yararına ilişkin yasal kazanımlar ortadan kaldırılmak istenmektedir.

Torba Maden Kanunu ekinde yer alan koordinatlara göre, Milas ve Yatağan’da toplam 57 mahalleden:
25 mahalle tamamen maden sahası içinde kalmakta ve aşamalı olarak taşınması gerekmektedir.
14 mahalle kısmen maden sahasında kalmakta ve etkilenmektedir.
18 mahalle ise maden sahası yakınında olup madencilik faaliyetlerinden etkilenecektir.
Maden Sahalarının Etkileyeceği Alanlar
25 köy maden sahalarında kalacaktır
Toplam 57 köy etkilenecektir
Yaklaşık 5.670 bina etkilenecektir
4.255 hektar zeytinlik alan etkilenecektir
Yaklaşık 820 bin adet zeytin ağacı yok olacaktır
18.762 hektar orman alanı etkilenecektir
10.490 hektar tarım alanı (tarla) etkilenecektir
1.298 hektar doğal sit alanı etkilenecektir.

İklim Değişikliği, Kuraklık ve Su Kaynakları

Muğla ili tatlı su kaynakları; iklim değişikliği, hava kirliliği ve kuraklık nedeniyle kısa, orta ve uzun vadede tehdit altındadır. Madencilik faaliyetleri, zaten kuraklık ve su kıtlığı ile mücadele eden bölgemizde mevcut su kaynakları üzerinde ilave bir baskı oluşturmaktadır.
Kanun teklifi ile genişletilecek kömür sahaları;
Bahçeyaka Alüvyon Akiferi (Muğla merkeze su sağlar),
Bozarmut Kireçtaşı Akiferi (Yatağan ve çevresi),
Turgut–Dipsiz Mermer Akiferi (Hacıveliler ve kırsal alanlar)üzerinde yer almaktadır.

Bodrum Yarımadası’nın içme suyu ihtiyacının büyük bölümü ile Milas’a bağlı birçok mahallenin su ihtiyacı Çamköy–Karacahisar yeraltı su havzalarından karşılanmaktadır. Bu havzada planlanan madencilik faaliyetleri; susuzlaştırma, hafriyat ve kazılar nedeniyle yeraltı su seviyelerinde düşüş, su kalitesinde bozulma ve içme suyu temininde sürdürülemez kayıplara yol açma riski taşımaktadır.
Madencilik sırasında yeraltı suları; arsenik, mangan, demir ve ağır metallerle kirlenmekte; asit maden drenajı riskiyle birlikte suyun pH dengesi bozulmaktadır. Bu durum, insan sağlığı, tarım, ekosistem ve biyoçeşitlilik açısından kalıcı tahribatlara yol açacaktır.
Bu faaliyetler;
Yeraltı Sularının Kirlenmeye ve Bozulmaya Karşı Korunması Hakkında Yönetmelik
İçme Suyu Temin Edilen Akiferlerin Koruma Alanları Tebliği hükümlerine açıkça aykırıdır.

Uluslararası Taahhütler ve Hukuki Çelişki

Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2021 yılında İklim ve Enerji için Belediye Başkanları Küresel Sözleşmesini imzalamış; 2030’a kadar karbon emisyonlarını en az %40 azaltmayı ve 2050’de karbon nötr olmayı taahhüt etmiştir.
Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefi henüz mürekkebi kurumamışken, Zeytinlikler, Meralar ve Ormanların Tahribatı başlıklı kanun düzenlemesi ile bu hedefler boşa düşürülmektedir.
Sonuç olarak
Acele kamulaştırma, yalnızca savaş ve seferberlik gibi istisnai durumlar için öngörülmüş bir uygulamadır. Bu kararı şirket menfaatleri için kullanarak köylerimizi boşaltmaya çalışan zihniyetle mücadelemiz sonuna kadar sürecektir.
Rant uğruna ağlatılan her insanın, kesilen her zeytin ağacının, yok edilen her köyün, ormanın ve su kaynağının hesabını sormak; yalnızca Muğlalıların değil, vatanını seven herkesin namus borcudur.


Ahmet Aras
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir