ADALETİN ÇİVİSİ ÇIKINCA
Datça’da garip işler oluyor. Belediye ekipleri bugünlerde pek bir titiz, pek bir “kuralcı.”
Ellerde metreler, gözlerde mikroskop keskinliği… Hedef tahtasında ise Raykent Sitesi var.
Milimetrik hesaplar yapıldı, tutanaklar tutuldu ve sonuç: Koca bir site mühürlendi!
Peki, bu “büyük suç” ne?
Cinayet mi, talan mı, doğa katliamı mı?
Hayır.
Evlerin önündeki, topu topu 50 santimlik tretuarlar.
Ellerde metreler, gözlerde mikroskop keskinliği… Hedef tahtasında ise Raykent Sitesi var.
Milimetrik hesaplar yapıldı, tutanaklar tutuldu ve sonuç: Koca bir site mühürlendi!
Peki, bu “büyük suç” ne?
Cinayet mi, talan mı, doğa katliamı mı?
Hayır.
Evlerin önündeki, topu topu 50 santimlik tretuarlar.

Dile kolay, tam 20 yıl önce yapılmış o kaldırımlar bugün “suç aleti” ilan edildi.
Vatandaş feryat ediyor: “Yirmi yıldır neredeydiniz?”
Vatandaş feryat ediyor: “Yirmi yıldır neredeydiniz?”
Belediyenin yanıtı ise buz gibi: “Geçmiş bizi bağlamaz, bedelini ödeyeceksiniz!”Buraya Kadar Her Şey “Kanuni”…
Ama Adaletsiz!
Eğer mesele gerçekten yasaysa, herkesin boynu kıldan ince.
Lakin adalet, güce göre renk değiştiren bir bukalemuna dönüştüğünde orada hukuk biter, tiyatro başlar.
Bakın Datça’daki o iki yüzlü tabloya:
Vatandaşa Gelince: Kapısının önündeki 50 santimlik çıkıntı için dünyayı dar et, kapısına mührü vur, yasayı hatırla.
Sermayeye Gelince: Halkın malı olan sahile metrelerce taş duvar örülürken kafanı çevir, sağır ol, dilsizleş!
Ama Adaletsiz!
Eğer mesele gerçekten yasaysa, herkesin boynu kıldan ince.
Lakin adalet, güce göre renk değiştiren bir bukalemuna dönüştüğünde orada hukuk biter, tiyatro başlar.
Bakın Datça’daki o iki yüzlü tabloya:
Vatandaşa Gelince: Kapısının önündeki 50 santimlik çıkıntı için dünyayı dar et, kapısına mührü vur, yasayı hatırla.
Sermayeye Gelince: Halkın malı olan sahile metrelerce taş duvar örülürken kafanı çevir, sağır ol, dilsizleş!

Soru çok basit: Yasa sadece garibana mı işliyor? Metreleriniz sadece halkın kapısında mı doğru ölçüyor?
Bir tarafta milimetrik hesaplarla mühürlenen evler, diğer tarafta sahil şeridini işgal eden devasa duvarlar…
Eğer bir şehirde yasalar “zayıfı ezmek, güçlüye yol vermek” için kullanılıyorsa, orada adaletin sadece çivisi çıkmamış, ruhu can çekişiyor demektir.
Adalet herkes için eşit olduğunda mülkün temelidir; kişiye göre değiştiğinde ise sadece yıkımın habercisidir.

