TOPRAĞIN SESİNİ DİNLERKEN ORMANIN FERYADINI DUYMAMAK

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Tarım ve Orman Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu Muğla’ya geliyor.
Üç gün boyunca çiftçilerle buluşacak, üreticilerin sorunlarını dinleyecek, tarımsal kalkınmayı konuşacak.
Kâğıt üzerinde bakınca çok güzel.
Hatta umut verici.
Çünkü Muğla gerçekten konuşulması gereken bir tarım coğrafyası.
Zeytinin, çam balının, narenciyenin, hayvancılığın, yerel tohumun memleketi.
Toprağın hâlâ geçim değil, yaşam biçimi olduğu bir yer.
Ama tam da bu yüzden insan sormadan edemiyor.
Muğla’da tarımı konuşup Akbelen Ormanı’nı konuşmadan gerçekten ne konuşmuş olacağız?
Çünkü bugün bu bölgenin en büyük tarım meselesi sadece mazot fiyatı değil.
Sadece gübre maliyeti değil.
Sadece sulama gideri değil.
Bugün bu bölgenin en büyük meselesi,
toprağın bizzat elden gidiyor olması.
Akbelen’de kesilen her ağaç sadece bir orman kaybı değildi.
O ağaçlarla birlikte toprağın nem dengesi değişti.
Arıcılık etkilendi.
Zeytinlikler baskı altına girdi.
Yeraltı su rejimi tartışmaya açıldı.
Köylünün geleceğe dair güveni sarsıldı.
Yani mesele yalnızca çevrecilik değil.
Doğrudan tarım politikası.
Tam da bu yüzden,
Tarım ve Orman başlığını taşıyan bir siyasi programın Akbelen’i görmeden hazırlanmış olması ciddi bir eksiklik.
Çünkü bazen bir gündemde neyin konuşulduğu kadar, neyin konuşulmadığı da önemlidir.
Ve bazen sessizlik, kelimelerden daha yüksek ses çıkarır.
Milas programında çiftçi buluşmaları var.
Köy ziyaretleri var.
Panel var.
Toplantılar var.
Ama Akbelen yok.
İkizköy yok.
Acele kamulaştırma yok.
Zeytinlik baskısı yok.
Madencilikle daralan yaşam alanları yok.
Oysa bugün Muğla kırsalının kalbinde tam da bunlar konuşuluyor.
Belki de siyaset bazen tam burada sınanıyor:
Programlara ne yazdığınızla değil, hangi acıyı görmeyi seçtiğinizle.
Muğla’ya gelip çiftçinin derdini dinlemek elbette kıymetli.
Ama bazı yaralar o kadar büyüktür ki, yanından geçmek bile bir tür cümle kurmaktır.
Ve Akbelen’in yanından sessizce geçmek,
orada direnen insanlara ister istemez şu soruyu düşündürüyor:
Bizi gerçekten duydunuz mu?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir