ÖZÜR NEDİR, NE DEĞİLDİR

Türkiye’de siyaset dili uzun süredir bir kavramı ustalıkla aşındırıyor: Özür.
Özür, bir hatanın farkına varıldığında söylenen basit bir kelime gibi görünür. Oysa demokratik kültürde özür; bir kelimeden çok daha fazlasıdır. Bir yüzleşmedir. Bir sorumluluk alma biçimidir. Ve en önemlisi, hatayı tekrarlamama iradesidir.

Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt’un kamuoyuna yaptığı son açıklama, tam da bu nedenle dikkatle okunmalı. Çünkü metinde bolca “üzüntü”, “iyi niyet”, “yanlış anlaşılma” var; fakat özür yok.
Bu bir dil meselesi değil.
Bu bir zihniyet meselesi.
Aynı Aytaç Kurt, geçmişte çevreyi savunanlara “Halk Dalkavukları” demiş, özür dilememişti.
Bugünkü metnin ana omurgası şu.

“Benim niyetim iyiydi ama sözlerim yanlış anlaşıldı.”

Oysa demokratik sorumlulukta ölçü niyet değil, sonuçtur.
Sonuç ise açıktır. Belediye meclisinde basının kayıt alması yasaklanmış, gazeteciler kriminal bir örnekle yan yana getirilmiş ve kamuoyunda ciddi bir güven kırılması yaşanmıştır.
Gerçek bir özür, “yanlış anlaşıldım” demez.
Gerçek bir özür, “yanlış yaptım” der.
Gerçek bir özür, hatanın kendisine işaret eder,
Sorumluluğu başkasına veya algıya yüklemez,
Somut bir geri adım içerir.
Bu açıklamada ise yasak “yanlış” olarak tanımlanmıyor. Sadece “daha düzenli ve verimli çalışma ortamı” gerekçesiyle meşrulaştırılıyor. Yani tartışmalı karar, hâlâ savunuluyor. Sanki düzeni gazeteciler bozuyormuş gibi.

Bir başka kritik nokta da şu.
“Meclis zaten belediyenin hesaplarından canlı yayınlanıyor” deniyor.
Bu, basın özgürlüğü açısından ikna edici bir savunma değil.
Çünkü basın, idarenin servis ettiği görüntüyle yetinmek zorunda değil. Gazetecilik, tek kameralı resmi yayıncılık değildir. Açıyı, anı, detayı, soruyu gazeteci belirler. Aksi hâlde ortaya çıkan şey basın değil, bülten olur.
Şeffaflık, “biz yayınlıyoruz” demekle sağlanmaz.
Şeffaflık, başkasının da kaydetmesine izin vermekle sağlanır.
Özür ile üzüntü arasındaki fark tam da burada başlar.
Üzüntü, rahatsızlıktır.
Özür ise sorumluluktur.
Bu metin, sorumluluğu almıyor; rahatsızlığı ifade ediyor.
Bu yüzden adı konulmalı.
Bu bir özür değildir.
Datça, tarihsel olarak açık sözlü insanların, yüzünü rüzgâra dönen bir yerin adıdır. Datça’nın siyasi kültürü de bunu hak eder. Yanlış yapıldığında “ama”sız, “niyet”siz, “yanlış anlaşıldım”sız bir yüzleşmeyi…
Çünkü bazen tek bir cümle yeterlidir.

“Basına haksızlık ettim. Özür diliyorum. Yanlıştan dönüyorum.”

Söylenmediği sürece, bu tartışma bitmez.

🔴AYTAÇ KURT’UN AÇIKLAMASI

“Saygıdeğer Datçalı hemşehrilerim, 03.02.2026 tarihinde gerçekleştirdiğimiz aylık olağan belediye meclis toplantısında yaşanan bir durum üzerine yaptığım açıklamaların, bağlamından koparılarak değerlendirilmesi nedeniyle kamuoyunda ve basın camiasında bazı yanlış anlaşılmalara yol açtığını görmekten üzüntü duyduğumu ifade etmek isterim.

Göreve geldiğim günden bu yana belediye meclis toplantılarının halka ve basına açık olması ilkesini önemseyen bir anlayışla hareket ettim. Basın mensuplarının haber alma ve kamuoyunu bilgilendirme görevine her zaman saygı duydum; bu hakkın kısıtlanması yönünde bir yaklaşımım olmamıştır.

Belediye meclis toplantılarımız, belediyemizin resmî sosyal medya hesapları üzerinden canlı olarak yayınlanmaktadır. Bu yayınlar, bir sonraki meclis toplantısına kadar silinmeyecek, ayrıca belediyemiz arşivinde de saklanacaktır. Dileyen tüm yurttaşlarımız ve basın mensuplarımız bu kayıtlara istedikleri zaman erişebilmektedir.

Bu nedenle meclis oturumları sırasında ayrıca ilave canlı yayın ya da video kaydı alınmamasına yönelik ifade ettiğim husus, herhangi bir bilginin gizlenmesi ya da saklanması amacı taşımamaktadır. Aksine, zaten canlı olarak yayınlanan ve kamuoyuna açık olan meclis toplantılarının, daha sağlıklı, düzenli ve verimli bir çalışma ortamında yürütülmesini sağlama amacına yöneliktir.

Amacım hiçbir şekilde basın mensuplarımızın çalışmalarını zorlaştırmak ya da hedef almak değildir. Yerel basının, belediyemiz faaliyetlerini kamuoyuna aktarma, eleştiri ve denetim yapma görevini demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olarak gördüğümün özellikle bilinmesini isterim.

Bu süreçte kullanılan bazı ifadelerimin amacını aşmasından ve bu nedenle farklı şekillerde yorumlanmış olmasından dolayı üzüntü duyduğumu belirtir; basın mensuplarımızla karşılıklı anlayış ve diyalog içinde, şeffaflık ilkesinden ödün vermeden yol almaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarım.

Aytaç Kurt
Datça Belediye Başkanı”

 

📌Summary in English:
The recent statement by Datça Mayor Aytaç Kurt has sparked debate over the meaning of a genuine apology in democratic politics. While the statement expresses regret over “misunderstandings” and emphasizes good intentions, it avoids explicitly acknowledging wrongdoing or offering a clear apology to journalists whose right to record a public council meeting was restricted. The controversy highlights a familiar pattern in political communication: replacing accountability with carefully worded regret. In a democratic society, transparency cannot depend solely on official broadcasts, and press freedom cannot be limited by administrative convenience. Without clear responsibility and corrective action, such statements remain standard political damage control rather than true apologies.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir