BİR RÜZGÂRIN PEŞİNDE


Datça’nın sabah sessizliğinde, deniz henüz kendi sesini bulmamışken bir çocuk ufka bakıyordu. Elinde eski bir halat, gözlerinde rüzgarın pırıltısı vardı.
O çocuk büyüdü ama o bakış hiç değişmedi. Bugün, Türkiye’nin ve dünyanın farklı kıyılarında dalgalarla yarışan o kaptanın adı, Datça’dan doğan bir hikayenin sembolü oldu.

Hasan Kaptan (Çıplak), 1982 yılında Datça’da doğdu. On yaşındayken denizle tanıştı, balıkçı teknelerinin gölgesinde büyüdü. Deniz onun için sadece su değil, yaşamın ta kendisiydi.
“Balıkçılık ve yelkenle tanıştığım gün, hayatımın yönünü rüzgâr belirledi” diyor o yılları anlatırken. Gerçekten de o rüzgâr, bir çocuğun kaderini okyanuslara kadar taşıyacaktı.

2007 yılında 500 gross tonluk yat kaptanlığı sınavını geçip dümeni eline aldığında henüz yirmili yaşlardaydı.
Liman başkanı ona o gün, “Türkiye’nin en genç kaptanı” dedi.
İki yıl sonra, 47 metrelik bir yelkenli için hazırladığı Operation Manual ve Safety Management Manual, American Bureau of Shipping (ABS) tarafından onaylandığında, Datça’nın rüzgarı Atlantik’e kadar ulaşmıştı.

Ama o, sadece kaptanlıkla yetinmedi. Kuzey Fransa açıklarında 1500 millik okyanus seyrine çıktı.
Soğuk dalgalarla, yorgun yelkenlerle, uykusuz gecelerle geçti o yolculuk.
Ve döndüğünde cebinde bir belge değil, yüreğinde bir cümle taşıyordu:
“Rüzgar, insana yalnız yönü değil, sabrı da öğretir.”

Bu seyir sonrası aldığı RYA Yachtmaster Offshore ehliyeti, onu uluslararası denizcilik arenasına taşıdı.

2012’de kendi şirketini kurdu.
Ama onun için ticaret değil, denizcilik kültürü önemliydi.
2017’de Türkiye Yelken Federasyonu sınavlarını geçerek yelkenli yatçılık eğitmeni oldu.
Datça’da kurduğu TUYEP Eğitim Merkezi, bugün onlarca gencin denizle buluştuğu bir okul gibi çalışıyor.
Yelkeni öğretmiyoruz sadece” diyor, “denizi sevmeyi, ona saygı duymayı öğretiyoruz.”

2022’de kendi yelken takımını kurdu.
O günden bu yana katıldığı yarışlar, hem başarı hem hikâye getirdi.
Knidos Cup, European Match Race Türkiye Ayağı, Sömbeki Cup…
Norveç Kraliyet Kadın Takımı’nın da iki yıldır katıldığı bu organizasyonlar, Datça’yı bir deniz kültürü merkezi haline getirmeyi amaçlıyor.
Kupa listesi uzun.
2 Kış Trofesi Birinciliği
Trio Cup Birinciliği
Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Yat Yarışı Birinciliği
Türkiye Yat Lig Şampiyonluğu

Ama o, kupaları değil çocukların gözlerini anlatıyor.

“Asıl kazandığım, bir çocuğun ilk defa rüzgârla buluştuğu andaki gülümsemesi
.”

Deniz onun evi, doğa ise vicdanı.
Yıllarca SAD-AFAG ve AFBIKA bünyesinde Akdeniz foku arama kurtarma bölge temsilcisi olarak gönüllü çalıştı.
Kıyıların sürdürülebilirliği, onun için bir çevrecilik modası değil, bir sorumluluktu.
“Deniz kirlenirse, insan da kirlenir” dedi hep.


Bugün Datça limanına uğrarsanız, çocuklara yelken öğreten, halat bağlamayı gösteren bir kaptan görürsünüz.
Ama o aslında bir öğretmenden fazlası, bir hikâyedir.
Küçük bir kasabadan doğup dünyanın denizlerine uzanan bir öykü.
Ve her defasında aynı yerden başlar.
Rüzgarın kokusundan, Datça’nın mavisinden.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir