YA AYNI ÇAĞDA YAŞASALARDI

Düşünsenize..
Zaman çizgisi kırılmış, takvimler anlamını yitirmiş,  antik dünyanın mermeriyle modern dünyanın asfaltı aynı meydanda buluşmuş. Kalabalık bir şehir…
Herkes konuşuyor, herkes emin, herkes haklı. Sosyal kalabalık, politik kalabalık, dijital kalabalık.
Gürültü var ama yön yok.
İşte tam bu meydanda, kalabalığın biraz gerisinde iki siluet duruyor.
Biri, düzenin, ölçünün ve değişmeyenin filozofu: Platon
Diğeri, hayatın, çatlağın ve itirazın filozofu: Friedrich Nietzsche
Aynı çağı soluyorlar. Aynı kalabalığa bakıyorlar. Ama gördükleri şey bambaşka.
Biri insanı korumak istiyor.
Diğeri insanı sarsmak.
Ve tartışma, kaçınılmaz olarak başlıyor.Platon: Şu gördüğün kalabalık, Nietzsche… Hepsi sanıyor ki gördükleri şey gerçek. Oysa bu dünya, hakikatin gölgesinden ibaret. Asıl olan, değişmeyen ideadır.Nietzsche: Gölge diyorsun çünkü hayattan korkuyorsun, Platon. Bu insanlara “yanılıyorsunuz” diyerek onları zayıflatıyorsun. Ben onlara şunu söylüyorum: Yanıl ama yaşa.

Platon: Yaşamak dediğin şey, tutkuların köleliği değil midir? Akıl dizginlemezse insan, hayvanlığa geri döner.

Nietzsche: Hayvanlıktan korkan sadece sürüdür. Sen aklı tahta oturttun, bedeni zincire vurdun. Ben zinciri kırıyorum. İnsan dediğin şey akıl değil; iradedir.

Platon: İrade başıboş kalırsa tiranlık doğar. Devlet de, insan da ölçü ister. İyi, güzel ve doğru… Bunlar keyfe göre değişmez.

Nietzsche: İşte en büyük yalanın burada. “İyi” dediğin şey güçlülerin korkusudur. Zayıfların icat ettiği bir ahlakla herkesi aynı hizaya dizdin. Ben diyorum ki: İnsan, kendi değerini kendisi yaratmalı.

Platon: Peki hakikat? Herkes kendi hakikatini yaratırsa geriye ne kalır?

Nietzsche: Cesaret kalır. Risk kalır. Yaratım kalır. Hakikat dediğin şey, hayata dayanabilen yorumdur. Dayanamayanlar için senin idealarına sığınmak kolay.

Platon: Senin yolun insanı yalnız bırakıyor.

Nietzsche: Evet. Ama özgür bırakıyor. Seninki güvenli bir hapishane. Benimki uçurum…
Ama uçurumun kenarında insan kendisi olur.

Platon: Belki de biz aynı soruyu soruyoruz, ama farklı yaralardan konuşuyoruz.
Nietzsche: Belki de. Sen düzen arıyorsun. Ben hayatın kendisini.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir