KARANLIĞIN İKTİDARI NE ZAMAN SONA ERER?
21 Aralık… En uzun gece…
Bu takvim yaprağı, insanlığın karanlıkla yaptığı en eski yüzleşmedir.
Çünkü karanlık sadece gökyüzünde olmaz.
Karanlık, yönetir.
Karanlık, susturur.
Karanlık, “böyle gelmiş böyle gider” dedirtir.
İlk insanlar gecenin uzadığını fark ettiklerinde sadece korkmadılar, hesap yaptılar. Gecenin sonsuza kadar uzamadığını gördüler. Karanlığın bir sınırı olduğunu anladılar.
Ve işte o an, tarihin ilk büyük politik bilgisi doğdu.
“Hiçbir karanlık mutlak değildir.”
Karanlık hep aynı yalanı söyler
Her çağın karanlığı aynı dili konuşur.
“Bu düzen değişmez.”
“Güneş geri gelmez.”
“Boyun eğmek doğanın kanunudur.”
Mitler bu yalanı erken teşhis etti.
Bu yüzden tanrılar, ateşi gökyüzünde sakladı.
Bu yüzden karanlık, bilgiyle birlikte yönetildi.
En uzun gece, bu yalanın çöktüğü gecedir.
Çünkü doğa, iktidarların aksine, abartmaz.
Karanlık ne kadar isterse istesin, daha fazla büyüyemez.
Bu yüzden en uzun gece tehlikelidir.
Karanlıktan beslenen iktidarlar için.
Ateş, romantik bir simge değil.
Ateş, karanlıkta suçtur.
Ve bu suçun mitolojik adı Prometheus’tur.
Prometheus ateşi tanrılardan çaldığında, insan sadece ısınmadı.
İnsan konuşmaya başladı.
Düşünmeye başladı.
Bir araya gelmeye başladı.
Bu yüzden ateş, “üşümemek” için değil, karanlığa karşı “buradayım” demek için yakıldı.
Ateş, ilk kamusal alandır.
İlk forumdur.
İlk meydandır.
Ve her ateş başı, binlerce yıldır aynı cümleyi tekrarlar.
“Güneş yoksa, biz varız.”
Mitolojide Prometheus’un kayaya zincirlenmesi, iktidarın verdiği açık bir mesajdı.
Zincir, düşünceye vurulur.
Kayalık, hafızaya kazınır.
Kartal, her gün gelir, çünkü iktidar iştahı süreklidir.
Ama mit burada susmaz.
Prometheus ölmez.
Ateş geri alınamaz.
Bilgi paylaşıldığı anda zincirlenemez.
Mitler, halkların bastırılmış hafızasıdır.
Hep aynı şeyi söylerler.
Karanlık büyür ama sonunda aydınlığın sınırına çarpar.
Geri çekilir.
Ve geri çekildiği an, iktidar çöker.
Bu yüzden en uzun gece bir hatırlamadır.
Unutturulmak istenen bir gerçeğin yeniden öğrenilmesi.
Bugün en uzun gece gökyüzünde değil.
Bugün en uzun gece, adaletin geciktiği yerde, doğanın susturulduğu yerde, hakikatin boğulduğu yerde.
Ama tarih şunu öğretir.
Karanlık hep “en uzun” olduğunu iddia eder.
Ve hep yanılır.
En uzun gece, aslında karanlığın yenilgisinin belgesidir.
Çünkü bu geceden sonra gün uzar.
Az da olsa.
Yavaş da olsa.
Ama uzar.
Ve insanlık, Prometheus’tan beri şunu bilir.
Güneşin yolunu kapatamazsın.
Ateşi saklayamazsın.
Hakikati zincirleyemezsin.
