UMUDU ERKEN AÇANLARA İTHAFEN


Şubat’ta rüzgar, Ege’den bir haberci gibi iner yamaçlara;
taşın, toprağın ve denizin hafızasını anlatır.
İşte tam o günlerde badem ağaçları,
henüz kışın hükmü sürerken,
baharı erkenden ilan eden cesur tanrılar gibi çiçeklenir.

Derler ki Antikçağ’da,
badem ağacı sabrın sınandığı bir aşktır.
Beklemekle ödüllendirilir,
gecikerek ama en saf haliyle açar.
Datça’da badem çiçeği,
bu yüzden sadece bir çiçek değil,
umutla inat arasındaki ince çizgidir.
Pembe ve beyazın arasına sıkışmış o an,
Afrodit’in denizden çıkmadan önceki sessizliği gibidir.
Ne tam kıştır ne tam bahar.
Bir geçiştir bu.
İnsan ruhunun en çok şiire yaklaştığı eşik.

Datça Belediyesi‘nin 12-15 Şubat tarihleri arasında gerçekleştireceği festival, aslında bir şenlikten fazlasıdır.
Bir kasabanın doğayla kurduğu kadim anlaşmanın hatırlanmasıdır.
Müzik, sokaklara dökülürken
taş evlerin duvarları ritmi tutar.
Şiir, dallara asılır.
Resim, badem çiçeğinin gölgesinde nefes alır.
İnsan, biraz yavaşlar.
Ve belki ilk kez gerçekten bakmayı öğrenir.
Datça’da Şubat,
takvimlerin öğrettiği soğuk bir ay değildir.

Burada Şubat,
baharın mitolojik provasıdır.
Henüz kimseye söz verilmemiştir ama
doğa çoktan kararını vermiştir.
Badem Çiçeği Festivali,
bir kasabanın kendine yazdığı en zarif mektuptur.
Umudu erken açanlara ithafen.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir