SAHİL İŞGALİNDE GÖZLER BAKANLIKTA
Datça’nın kristal suları, Billurkent sahilinde bir hukuksuzluk abidesiyle kirletiliyor. Kıyı Kanunu’nu hiçe sayan, kumsalın ortasına bir hançer gibi saplanan bu kaçak platform, sadece doğayı değil, adaleti de yaralıyor.
Datça’nın Sesi bu işgali gün yüzüne çıkardığında, Datça Belediyesi ekipleri olay yerine gitti. Ancak iddialara göre, karşılaştıkları manzara tam bir “pişkinlik” örneğiydi: Kaçak yapının sahipleri, arkalarına aldıkları hayali güce güvenerek bu platformun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onaylı olduğunu iddia ettiler. Bunun üzerine belediye yetkilileri bakanlıkla görüştü ve tutanağı gönderdi. Cevap bekleniyor.
Şimdi Sormak Gerekiyor:
Bakanlık Sahili mi Koruyor, İşgalciyi mi?
Şimdi gözler, adı “Çevreyi Korumak” olan o devasa kurumda. Kıyı kanununu delip geçen bu platforma “dur” mu diyecekler, yoksa sessiz kalarak bu talana ortak mı olacaklar?
Kanunlar Kişiye Özel mi?
Sıradan bir vatandaş kıyıya bir çivi çaksa dünyayı başına yıkan sistem, söz konusu “birileri” olunca neden hantallaşıyor?
Bürokrasi mi, Oyalama mı?
Tutanak gönderildi, cevap bekleniyor. Bu bekleyiş, doğanın katledilmesine verilen bir avans mı, yoksa adaletin tecellisi için gereken son adım mı?
Bekleyip görelim.
Görevi çevreyi ve doğayı korumak olan bir bakanlık; sahili işgal edeni mi koruyacak, yoksa halkın hakkı olan o kıyıyı mı?
Betonlar yıkılır, platformlar sökülür ama doğaya ve kamu vicdanına verilen zarar asla unutulmaz.
Takipteyiz. Bakalım kimin sesi, kimin gölgesinden daha büyük çıkacak?

