MUĞLA’DA MERMER GİTTİ, AKIL GELDİ

Muğlaspor Parkı’nda ilginç bir şehircilik deneyine tanık olduk.
Önce mermer döşendi.
Sonra vatandaş konuştu.
Ardından kepçe geldi.
En son akıl geldi.Bu parkta ağaçların gölgesi vardı, çocukların koşacağı alan vardı,  insanların nefes alacağı bir boşluk vardı.
Sonra biri çıktı ve dedi ki.
Buraya mermer yakışır.
Yakışır mı?
Yakışır…
Ama nereye?
Düğün salonuna yakışır.
Otel lobisine yakışır.
Lakin park dediğin yer mermerle değil, toprakla, çimle, gölgeyle anlam kazanır.


Vatandaş bunu gördü.
Sosyal medyada yazdı.
Sahada söyledi.
İtiraz etti.
Ve nihayet…
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatıyla mermerler söküldü.
Yerine çim serildi.

Yani bu hikâyenin özeti şu:
Halk “olmaz” dedi mi, olmaz.
Halkla inatlaşılmaz
Ama asıl mesele burada başlıyor.
Çünkü bu sadece bir park meselesi değil.
Bu bir refleks meselesi.
Bu bir yönetim biçimi meselesi.

Şu soruyu sormadan olmaz:
Bu proje çizilirken hiç mi parkta yürüyen birine danışılmadı?
Hiç mi “Bu taş yazın kavurur” diyen çıkmadı?
Yoksa herkes sustu da, konuşan sadece mermer mi oldu?
Burada belediye bürokratlarına düşüyor görev.
Planı masa başında değil, sahada yapın.
Projeyi çizmeden önce parkta oturun.
Bir çocuğun koştuğu yere bakın.
Bir yaşlının gölge arayışını görün.
Halka danışın.
Çünkü şehir, betonla değil, insanla kurulur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir