MUĞLA, MENAF KIYANÇ’I BIRAKMAMALI
Futbolda bazı başarılar tesadüf değildir.
Bir maç kazanılır, bir sezon iyi geçer, bir kupa alınır… Bunlar olabilir. Ama üç yıl üst üste lig atlamak artık bir “tesadüf” değil, bir organizasyon başarısıdır.
Muğlaspor bugün yalnızca bir futbol kulübü değil; yıllardır aynı heyeceti arayan bir şehrin ortak gururuna dönüşmüş durumda. Bölgesel Amatör Lig’den başlayan yürüyüş, şimdi 1. Lig kapısına kadar ulaştı. Ve bu yürüyüşte en çok konuşulan isimlerden biri de doğal olarak kulüp başkanı Menaf Kıyanç oldu.
Elbette futbol sadece başkanla oynanmaz. Teknik heyet vardır, futbolcu vardır, taraftar vardır, belediyelerin ve kentin desteği vardır. Ancak istikrarı sağlayan irade çoğu zaman yönetim masasında kurulur.
Muğlaspor’un 5 Haziran’daki olağan kongresi bu yüzden sıradan bir kongre değil. Bu kongre, kulübün 1. Lig’de nasıl bir yol haritası izleyeceğinin de kararı olacak.
Kentte bugün birçok kişinin ortak düşüncesi şu:
Başarılı olan yapı bozulmamalı.
Çünkü Türkiye’de futbolun en büyük hastalıklarından biri, tam başarı yakalanmışken başlayan iç çekişmeler. Nice Anadolu kulübü tam yükselişe geçmişken yönetim krizleri, ego savaşları ve hesaplaşmalar yüzünden yeniden aşağıya sürüklendi.
Muğlaspor’un bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey ise yeni bir kavga değil; akıl, sabır ve devamlılık.
Şehirlerin bazen insanlarına sahip çıkması gerekir.
Özellikle de o insanlar, o şehrin hikâyesine somut bir başarı bırakmışsa.
Bugün Muğla’da futbol konuşuluyorsa, çocuklar yeniden yeşil-beyaz forma hayali kuruyorsa, deplasman yolları yeniden umut taşıyorsa; bunun oluşmasında emeği geçen herkese olduğu gibi Menaf Kıyanç yönetimine de hakkını teslim etmek gerekiyor.
Çünkü bazı dönemler vardır; korunursa tarih olur, dağıtılırsa sadece güzel bir hatıra olarak kalır.

