KAZMA SESLERİ ALTINDA BİR UYGARLIK CAN VERİYOR
Termera…
Bugün çoğu kişinin adını bile duymadığı bir antik kent.
Ama bu sessizliğin altında, binlerce yıllık bir tarih yatıyor.
Karya bölgesinin en eski kentlerinden biri.
Antik kaynaklarda “Termessos Minor” olarak geçiyor.
Bodrum yarımadasında, Aspat (Bağla) Tepesi çevresinde. Yerleşimin kökeni Lelegler ve Karyalılara kadar uzanıyor.
Daha sonra Pers, Helenistik ve Roma egemenliğine girmiş.
Antik yazar Strabon, bu bölgenin savaşçı halklarından söz ederken Termera’yı da anımsatır.
Ama mesele şu:
Bu kent, tarihin kitaplarında birkaç satır olabilir…
Ama toprağın altında henüz yazılmamış bir kitaptır.
Bugün çoğu kişinin adını bile duymadığı bir antik kent.
Ama bu sessizliğin altında, binlerce yıllık bir tarih yatıyor.
Karya bölgesinin en eski kentlerinden biri.
Antik kaynaklarda “Termessos Minor” olarak geçiyor.
Bodrum yarımadasında, Aspat (Bağla) Tepesi çevresinde. Yerleşimin kökeni Lelegler ve Karyalılara kadar uzanıyor.
Daha sonra Pers, Helenistik ve Roma egemenliğine girmiş.
Antik yazar Strabon, bu bölgenin savaşçı halklarından söz ederken Termera’yı da anımsatır.
Ama mesele şu:
Bu kent, tarihin kitaplarında birkaç satır olabilir…
Ama toprağın altında henüz yazılmamış bir kitaptır.
Gece olur.
Bir el feneri yanar.
Bir kazma iner toprağa.
Defineciler gelir.
Bir mezarı açarlar.
Bir duvarı sökerler.
Bir taşı yerinden koparırlar.
Belki bir şey bulurlar.
Belki bulamazlar.
Ama kesin olan bir şey vardır. O kazıdan sonra artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Mezarların bütünlüğü bozulur.
Eserin bulunduğu katman yok edilir.
Bilimsel veri geri dönülmez şekilde kaybolur
Yani defineci sadece “eser” çalmaz. Eserin anlamını çalar.
Termera’yı Persler yıkamadı.
Roma tüketemedi.
Zaman bile sabrını aşamadı.
Ama bugün…
Bir kürek sesi yetiyor.
XBodrum‘da okudum. Termera defineciler tarafından talan ediliyormuş.
Henüz ortaya çıkmamış olan yok ediyor.
Bir ülke bu kadar sahipsiz olabilir mi?

