CHP’NİN ÇEVRE POLİTİKASI AKBELEN’DE BAŞKA, DATÇA’DA BAŞKA MI?

Sayın Özgür Özel,
Bu mektup bir ricâ değil.
Bir uyarı da değil.
Bu mektup, bir tutanaktır.

Datça’da kaldırımlar yenilenirken ağaçlar kesiliyor.
Gölge sökülüyor, kökler parçalanıyor, yıllar testereyle sıfırlanıyor.
Ve bu, CHP’li bir belediyenin eliyle yapılıyor.
Açık konuşmakta yarar var.
Bu ülkede ağaç kesmenin bahanesi bitmez.
Standart”,
“engelli erişimi”,
“kamusal alan”,
“proje”.

Ama gerçek şu.
Ağaç kesmek kolaydır. Proje düzeltmek zor.
Oysa sizin de bildiğiniz gibi TS 12576 açık.
Kaldırım sadece beton değildir. Kent ağacıyla birlikte tasarlanması gereken bir kamusal alandır.
Avrupa Birliği Yeşil Altyapı ilkeleri açık.
“Kent içi ağaçlar lüks değil, zorunluluktur.
Isı adasıyla, sel riskiyle, halk sağlığıyla ilgilidir.
Kesim son çaredir. Öncelik revizyondur.”

TMMOB’nin yıllardır söylediği ise daha nettir.
Ağaç kesilmez. Proje düzeltilir.

Peki soruyoruz Sayın Özel:
Akbelen’de haklı olarak direnirken,
şehir içindeki ağaçlar kesilirken neden sessizlik?

CHP’nin çevre ve kent politikası bu mudur?
Doğa sadece maden sahasında mı savunulmaya değerdir?
Kent içindeki ağaç, oy getirmediği için mi gözden çıkarılır?
Çevre politikası; miting kürsüsünde sloganla,
basın bülteninde cümleyle olmaz.

Çevre politikası; kaldırımda başlar, mahallede sınanır, belediyede görünür olur.
Datça’da bugün kesilen ağaçlar,
yarın başka kentlerde “emsal” diye kesilecektir.
Sessizlik de bir tercihtir.
Ve bu sessizlik, Akbelen’de söylenen sözleri boşa düşürür.
Biz sizden mucize değil, tutarlılık istiyoruz.
Ağaçla barışık projeler, bilimle uyumlu belediyecilik, sahici bir çevre siyaseti istiyoruz.
Çünkü bu memlekette artık mesele şu.
Ya ağaçlar proje için feda edilecek, ya projeler ağaçlara göre yapılacak.
Tarih kimin haklı olduğunu yazacak.
Ama bugün, kimin sustuğunu da not düşüyor.
Saygıyla.
DATÇA’NIN SESİ

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir