BODRUM MANDALİN KOKTU

Bitez Köy İçi’nde bu kez zaman, portakal çiçeğiyle mandalin arasında bir yerde durdu. Bodrum Mandalin Festivali’nin 18’incisi, sadece bir tarım etkinliği değil; belleğe, toprağa ve emeğe tutulan bir ışık gibiydi. Sabahın erken saatlerinde başlayan hasat şenliğiyle birlikte, mandalinin o tanıdık ama her yıl yeniden şaşırtan kokusu sokaklara yayıldı.

Davullu zurnalı kortej, taş sokaklardan geçerken yalnızca bir yürüyüş değil; bir hafıza taşıyordu. Sepetlerde mandalin, yüzlerde gülümseme, adımlarda ritim vardı. Renk renk kıyafetleriyle halk oyunları ekibi, toprağın neşesini beden diliyle anlattı. Bitez’in dar sokakları, bir günlüğüne bile olsa, bereketin ve dayanışmanın sahnesine dönüştü.

Festival alanında yükselen alkışlar, Bodrum mandalininin yalnızca bir meyve olmadığını hatırlatıyordu. O, bu coğrafyanın kokusu, bu toprağın sabrı ve üreticinin alın teriydi. Yapılan konuşmaların ötesinde asıl mesaj sokaklardaydı: Yerel olanın yaşaması için birlikte durmak gerekiyordu.
Bodrum Mandalin Festivali, bir kez daha gösterdi ki; bazen bir kentin hikâyesi kürsülerde değil, sepetlerde taşınır. Ve bazı kokular vardır, insanı çocukluğuna değil, toprağına götürür.
