BİR FOTOĞRAFIN ANLATTIKLARI
Bu bir “lider pozu” değil.
Bu bir “resmî eşlik” fotoğrafı hiç değil.
Bu, yan yana durmanın, göz göze bakmanın ve saklanmamanın fotoğrafı.
Türkiye’de siyaset, uzun zamandır duygularını saklayarak yürür. Liderler güçlü görünmek ister; güç ise çoğu zaman yalnızlıkla karıştırılır. Yanında eşiyle görünmek, hele ki böyle doğal bir yakınlıkla, “zayıflık” sayılır. O yüzden bu kare alışıldık değil. O yüzden bu kare durup düşündürüyor.
Burada poz yok, kurgu yok, gösteriş yok.
Burada bir tebessüm var.
Bir bakış var.
Ve en önemlisi: insanlık var.
Belki de bu fotoğrafın bu kadar sevilmesinin nedeni tam olarak bu. İnsanlar artık kusursuz liderlik fotoğraflarından yoruldu. Sert bakışlardan, soğuk kürsülerden, mesafeli kadrajlardan bıktı. Güçlü olanın yalnız, duygusuz ve ulaşılmaz olması gerektiği fikri eskidi.
Bu kare şunu fısıldıyor:
“Birlikte yürümek mümkündür.”
“Yanında durmak bir yük değil, güçtür.”
“Yönetmek, insan olmaktan vazgeçmek değildir.”
Belki de toplumun bu fotoğrafta gördüğü şey, özlediği bir haldir:
Doğallık.
Şeffaflık.
Ve saklanmayan bir hayat.
Bazen bir fotoğraf, uzun konuşmalardan daha çok şey anlatır.
Bu fotoğraf da tam olarak bunu yapıyor.
Ve belki de bu yüzden, bu kadar çok paylaşılıyor.

