🚨DATÇA’NIN SESİ MANİFESTOSU
Biz bu gazeteyi
“olup biteni aktarmak” için kurmadık.
Olup bitene razı gelmemek için kurduk.
Datça bir kartpostal değil.
Bir turizm broşürü hiç değil.
Bu yarımada; koylarıyla, zeytinliğiyle, bademiyle, taş duvarlarıyla, kültür ve sanatıyla, antik kentiyle, yerel hafızasıyla, çocuklarıyla, emeğiyle yaşayan bir yer.
Ve yaşayan yerlerin
sessizliği yoktur.
Biz,
imar planlarının satır aralarında kaybolan kıyıları,
“yatırım” denilerek yok sayılan ormanları, kamusal alan işgallerini, “kamu yararı” adı altında parçalanan yaşamı, torpili, rantı, liyakatsızlığı, ihmali, yanlışı normalleştirmeyeceğiz.
Bu gazete;
Güçlünün bülteni değil,
İlanın uzantısı değil,
Suskunluğun konforu hiç değil.
Bu gazete, yurttaşın kürsüsüdür.
Burada haber;
ne parayla yumuşar,
ne makamla susar,
ne tehditten ürker.
Antik bir duvar yıkıldığında
“eski taş” demeyeceğiz.
Bir zeytin kesildiğinde
“gereklilik” demeyeceğiz.
Bir çocuk susturulduğunda
“talihsizlik” demeyeceğiz.
Adını koyacağız.
Çünkü biliyoruz.
Gerçek, en çok üstü örtülmek istendiğinde
gazetecidir.
#DatçanınSesi, doğanın, tarihin, kültürün, sanatın, emeğin, yerel hafızanın tarafındadır.
Tarafsızlık maskesiyle adaletsizliği aklamaz.
Denge adına yalanı çoğaltmaz.
Bu bir site değil.
Bu bir konumdur.
Bu bir hatırlatmadır.
Bu bir kayıttır.
Ve bu kayıt diyor ki:
Datça sahipsiz değil.
Bu ses kısılmayacak.
