İKİZLER BİZ ÖLÜMLÜLERİN HUZURUNDA

Antik çağda insanlar gökyüzüne bakarken saat sormazdı, kader okurdu.
Yıldızlar bir takvim değil, bir hikâyeydi.
Yarın gece de öyle bir gece.
Gökyüzünde İkizler yükseliyor. Castor ve Pollux.

Biri ölümlü, biri ölümsüz iki kardeş.
Aynı anneden doğup aynı kaderi paylaşamayanlar.
Castor öldüğünde, Pollux Zeus’un huzuruna çıkar ve şöyle yalvarır.

“Ölümsüzlüğümü kardeşimle paylaşayım.”

Zeus kabul eder.
Ama bu iki kardeş artık yeryüzünde değil, gökyüzünde yaşayacaktır.
Ve her yıl Aralık ayında, insanlar başlarını kaldırdığında, İkizler Takımyıldızı’nın altından ateşler düşer.
Biz buna bugün Geminid meteor yağmuru diyoruz.
Bilim, bu ateşli çizgilerin kaynağının bir kuyruklu yıldız olmadığını söylüyor.
Adı 3200 Phaethon olan, ne tam asteroit ne tam kuyruklu yıldız sayılan tuhaf bir gök cismi…
Güneş’e yaklaştıkça çatlıyor, parçalanıyor, geride kozmik kırıntılar bırakıyor.
Dünya her Aralık ayında bu izlerin içinden geçiyor.
Atmosfere saatte yaklaşık 120 bin kilometre hızla giren bu parçalar,
gökyüzünde bir anlık parlayıp sönüyor.
Zirve gecesinde, karanlık bir gökyüzünde saatte 60 ila 120 meteor görmek mümkün.
Ama antik bir Knidoslu olsaydık,
bunu başka türlü anlatırdık.

“İkizler bu gece ölümlülerle konuşuyor.”

Bu meteorlar dilek için değil.
Çünkü Geminidler hızlı, parlak ve sert.
Romantik değil, kararlı.
Tıpkı kardeşini terk etmeyen Pollux gibi.
Yarın gece yarısından sonra, özellikle sabaha karşı, doğu ve kuzeydoğu ufkuna bakanlar bilimle mitin aynı anda yanıp söndüğünü görebilir.

Belki de mesele bir yıldızın kayması değil, gökyüzünün bize şunu hatırlatmasıdır.
Ölümlülük yalnız yaşanmaz.
Ne yerde, ne gökte.
Bu gece başınızı kaldırın.
Bir şey dilemeyin.
Sadece dinleyin.
İkizler konuşuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir