DATÇA’DAN ROMA’YA BİR MEKTUP
Roma döneminde kentler, doğrudan imparatora mektup yazabiliyordu.
Bu mektuplarda genellikle kentin sorunları dile getirilir, çözüm için yardım istenirdi.
Knidos halkı da bu geleneği sürdürerek sık sık Roma’ya seslenmişti.
Bunlardan biri, MS 125 civarında İmparator Hadrianus Caesar Augustus’a yazılmıştı.
“Tanrıların izniyle, en yüce Hadrianus Caesar Augustus’a, Knidos halkı adına saygı ve bağlılıklarımızı arz ederiz.
Kutsal Afrodit’in kentinden, iki denizin birleştiği yerden, siz yüce imparatorumuzun adaletini ve cömertliğini bilen sadık kullarınız olarak sesleniyoruz.
Biz, atalarımızdan miras kalan geleneklerimiz uyarınca, şehir haklarımızı ve tanrılarımızın onurunu korumaya büyük önem veririz. Zamanla azalan kaynaklarımız ve artan halk yükümlülükleri karşısında, hem Demeter’in rahibelerinin korunduğu mabedin, hem de tiyatromuzun onarıma muhtaç olduğu sizlerin bilgisine sunulmuştur.
Bu kutsal yapıların ayakta kalabilmesi için, daha önce Seleukoslar’dan alınan vergiden muafiyetin, Roma barışı zamanında da sürmesini dileriz.
Ayrıca, tanrıça Demeter’e ithaf ettiğimiz yazıtlarımız ve halkın adakları, sizin adaletinize güvenen kadınlarımızın dua ve dilekleriyle doludur. Bu yazıtların da gösterdiği üzere, tanrılarımızdan sonra en büyük umudumuz, sizin lütufkar hükmünüzdür.
Knidos halkı olarak, sadakatimiz daimidir. Ve eğer lütfeder de taleplerimizi uygun bulursanız, size adanacak yeni bir sunakla minnettarlığımızı nesiller boyu duyuracağız.
Yaşasın Hadrianus! Yaşasın Roma!”
İmparator Hadrianus‘un cevabı gecikmedi.
“Knidoslular,
Denizlerin birleştiği yerden gelen sesinizi duydum.
Sözleriniz rüzgarla değil, zamanın içinden yankılanarak ulaştı bana.
Tapınaklarınız yıkıksa, tiyatrolarınız sustuysa,
sorumlusu tanrılar değil, kendi gölgelerinden korkan yöneticilerdir.
Ben Hadrianus,
bir zamanlar yolları birleştiren, kentleri onaran,
taşlara bile kulak veren bir imparatorum.
Size yardım edemezsem, kim eder?
Eğer bugünün yöneticileri halkın duasını duymuyorsa,
taşları onaracak olan artık ben değilim…
Sizsiniz.
Kentinize gereken yapılacak.”
Hadrisnus’un cevabı bir taşa yazılarak anıt olarak dikildi Bir süre sonra da Knidos’ta kutsal mekanlar ve tiyatro onarıldı.
Acaba 2000 yıl önce mi yaşasaydık?
Ya da Hadrianus hala hayatta mı olsaydı?
Datça’nın onca altyapı, tesis sorununa merkezi ve yerel yönetimler el atmıyor.
İktidar bu konuda kör, sağır.
Datça Belediyesi’nin ise ekonomik gücü yok.
Kentin yükü, halkın omuzlarında.
Belki Datça halkı adına Hadrianus’a bir mektup yazardık, sorunlar çözülürdü.
Zamanı geri alabilecek olan var mı?

